İsrail’in iki yılı aşkın süredir devam eden saldırıları ve uyguladığı sıkı abluka altındaki Gazze Şeridi, bir Ramazan ayını daha yokluk, derin bir yas ve insani krizin gölgesinde karşıladı.
BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER
İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana aralıksız sürdürdüğü ve soykırım boyutuna varan saldırıları nedeniyle Gazze Şeridi’nde insani durum her geçen gün daha da kötüleşiyor. İki yılı aşkın süredir devam eden bombardımanlar sonucunda 72 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği bölgede, halk bu yıl da Ramazan ayına büyük bir trajedi ile girdi.
Yıkılan binalar, yok olan altyapı ve kısıtlanan insani yardımlar nedeniyle Gazzeliler, iftar ve sahur sofralarını kuracak temel gıda maddelerinden dahi yoksun durumda. Ateşkes görüşmelerinde gündeme gelen "günde 600 insani yardım tırının geçişi" maddesine rağmen, sahadaki gerçeklik ablukanın şiddetle devam ettiğini gösteriyor. İsrail’in kısıtlamaları, milyonlarca sivili açlıkla baş başa bırakıyor.
Çadırlarda Yaşam Mücadelesi
Saldırılarda evlerin yüzde 90’ının oturulamaz hale geldiği Gazze’de, nüfusun büyük çoğunluğu derme çatma çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor. Han Yunus’taki kamp alanlarında hayata tutunmaya çalışan aileler için Ramazan, manevi coşkusundan ziyade hayatta kalma sınavına dönüşmüş durumda.
Bölgeden gelen haberler, ailelerin parçalandığını ve hayatta kalanların büyük bir travma içinde olduğunu doğruluyor. Özellikle evin geçimini sağlayan babaların veya genç erkeklerin kaybı, geride kalan kadın ve çocukları tamamen savunmasız bırakmış durumda.
"Eşim Olmadan İkinci Ramazan"
Han Yunus’ta yaşayan görme engelli yedi çocuk annesi Hale Muhammed Ahmed Avad, savaşın yarattığı yıkımın canlı tanıklarından biri. Eşini ve bir oğlunu İsrail saldırılarında kaybeden Avad, en büyüğü 15 yaşında olan çocuklarıyla birlikte bir çadırda yaşamaya çalışıyor.
Avad, savaş öncesi Ramazanlarını, "Eşim çocuklara fenerler alır, evi süsler, iftar için özel hazırlıklar yapardı" sözleriyle anımsarken, mevcut durumu şu sözlerle özetliyor: "Şimdi ise her şeyden mahrum kaldık. Evim yok oldu, geriye ne bir hatıra ne de sığınacak güvenli bir liman kaldı."
Görme engelli olmasının getirdiği zorlukların yanı sıra, çocuklarının karnını doyurma endişesi taşıyan Avad, 5 çocuğunun oruç tuttuğunu ancak iftar için yiyecek bulmakta zorlandıklarını belirtiyor.
Yardım Kuyruğunda Gelen Ölüm
Gazze’deki bir diğer dramatik örnek ise 43 yaşındaki Hidaye Selman Hamayide’nin hikayesi. Eşini ve oğlunu kaybeden Hamayide, biri zihinsel engelli üç çocuğuyla hayatta kalmaya çalışıyor. Ailenin "eli ayağı" olarak nitelendirilen oğlu Udey’in, geçtiğimiz Temmuz ayında yardım almak için gittiği sırada başından vurularak hayatını kaybetmesi, Gazze’deki çaresizliği gözler önüne seriyor.
Hamayide, "Oğlum Udey, babasının yokluğunda bize bakıyordu. Yardım dağıtılan yere gidip un, pirinç getirmeye çalışırken vuruldu. O bizim nefesimizdi" diyerek yaşadığı acıyı dile getiriyor.
İftar Sofraları Boş Kaldı
Gazze genelinde pazarların boş olduğu, gıda fiyatlarının fahiş seviyelere ulaştığı ve nakit sıkıntısının had safhada olduğu bildiriliyor. Bölge sakinleri, geçmiş yıllarda kurulan kalabalık aile iftarlarının yerini, eldeki kısıtlı imkanlarla yapılan ve genellikle sadece kuru ekmek veya konserve gıdalardan oluşan öğünlerin aldığını ifade ediyor.
Uluslararası toplumun ateşkes çağrılarına ve insani yardım uyarılarına rağmen, Gazze Şeridi’nde üçüncü kez savaşın gölgesinde girilen Ramazan ayı, modern tarihin en karanlık insani krizlerinden birine sahne oluyor.