27 Şubat 2026 Cuma
Haber

Gazze'de İki Yıl Sonra İlk Kez Gökyüzüne Bakmadan Teravih: Yıkıntılar Arasında Şükür Secdesi

Filistinliler, iki yıl süren yıkıcı saldırıların ardından gelen ateşkesle birlikte, ilk kez bombardıman korkusu yaşamadan teravih namazı için saf tuttu. Tarihi Ulu Ömeri Camisi'nin enkazı ve mülteci kamplarındaki çadır mescitler, hüzün ve huzurun iç içe geçtiği anlara sahne oldu.

Paylaş:
Gazze'de İki Yıl Sonra İlk Kez Gökyüzüne Bakmadan Teravih: Yıkıntılar Arasında Şükür Secdesi

Filistinliler, iki yıl süren yıkıcı saldırıların ardından gelen ateşkesle birlikte, ilk kez bombardıman korkusu yaşamadan teravih namazı için saf tuttu. Tarihi Ulu Ömeri Camisi'nin enkazı ve mülteci kamplarındaki çadır mescitler, hüzün ve huzurun iç içe geçtiği anlara sahne oldu.

Gazze Şeridi'nde yaşayan yüz binlerce Müslüman, iki yıldır devam eden ağır çatışmaların ve bombardımanın ardından, 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes sayesinde ramazan ayını nispeten sükunet içinde karşıladı. Bölge halkı, bu akşam kılınan ilk teravih namazında, başlarının üzerine düşecek bir füze korkusu olmadan, ancak büyük bir yıkımın gölgesinde ibadetlerini eda etti.

Bölgedeki muhabirlerimizin aktardığı bilgilere göre, Gazze genelinde camilerin büyük bir bölümünün İsrail saldırıları sonucu yıkılmış veya ağır hasar görmüş olması nedeniyle, teravih namazları ağırlıklı olarak açık alanlarda, cami enkazlarının avlularında ve mülteci kamplarına kurulan derme çatma çadır mescitlerde kılındı.

Tarihi Ulu Camide Hüzünlü Kavuşma

Gazze kentinin sembollerinden biri olan ve tarihi 1400 yıl öncesine dayanan Ulu Ömeri Camisi (Büyük Ömeri Camisi), ağır hasar almasına rağmen bu gece sembolik bir öneme sahipti. Caminin ayakta kalan kısımlarında ve avlusunda toplanan cemaat, iki yıllık zorunlu aranın ardından tarihi mekanda yeniden saf tutmanın buruk sevincini yaşadı.

Zeytun Mahallesi sakinlerinden Muaviye Cemal Keşku, yaşadıkları duyguları şu sözlerle ifade etti: "Büyük Ömeri Camisi sadece bir ibadethane değil, Gazze'nin tarihi hafızasıdır. İki yıldır burada namaz kılmaktan mahrum bırakılmıştık. Her gün ölümle burun buruna yaşadığımız o karanlık günlerden sonra, bugün yeniden burada alnımızı secdeye koyabildik."

Enkaz Üzerinde ve Çadırlarda İbadet

Sadece tarihi yapılar değil, mahalle camileri de saldırıların hedefi oldu. Gazze kentinin Rimal Mahallesi'nde bulunan ve tamamen yıkılan El-Kenz Camisi'nin enkazı üzerinde toplanan vatandaşlar, beton yığınları arasında namazlarını kıldı.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde ise durum farklı değildi. El-Mevasi bölgesindeki En-Necat Mülteci Kampı'nda kurulan büyük çadır mescit, evlerini kaybeden binlerce Filistinlinin sığınağı oldu.

Rakamlarla Yıkımın Boyutu

Bölgedeki resmi kaynaklardan derlenen verilere göre, Ekim 2023'te başlayan ve iki yıl süren çatışmalarda Gazze genelinde 800'den fazla cami tamamen yıkıldı, yüzlercesi ise kullanılamaz hale geldi.

Saldırılar boyunca 72 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği, 170 bini aşkın kişinin ise yaralandığı belirtiliyor. Ateşkesin yürürlüğe girdiği Ekim 2025'ten bu yana ise can kayıplarının büyük ölçüde durduğu, ancak halkın barınma ve ibadet gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta hala büyük güçlükler çektiği gözlemleniyor.

Bu ramazan, Gazzeliler için sadece bir ibadet ayı değil, aynı zamanda hayatta kalmanın ve enkaz altından yeniden doğuşun simgesi olarak karşılanıyor.