15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Gazze Mahkemesi’nin 'Soykırım' Hükmü İçeren Nihai Kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Sunuldu

İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarını yargılamak amacıyla sivil toplum girişimiyle kurulan Gazze Mahkemesi, aylar süren yargılama sürecinin ardından ulaştığı nihai kararı ilk olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletti. Rapor, İsrail’in eylemlerini 'soykırım' olarak nitelendiriyor.

Paylaş:
Gazze Mahkemesi’nin 'Soykırım' Hükmü İçeren Nihai Kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Sunuldu

İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarını yargılamak amacıyla sivil toplum girişimiyle kurulan Gazze Mahkemesi, aylar süren yargılama sürecinin ardından ulaştığı nihai kararı ilk olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletti. Rapor, İsrail’in eylemlerini 'soykırım' olarak nitelendiriyor.

İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) öncülüğünde, uluslararası hukukçular ve sivil toplum temsilcileri tarafından oluşturulan bağımsız "Gazze Mahkemesi" (Gaza Tribunal), kapsamlı yargı sürecini tamamladı. Mahkemenin, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını ve ihlallerini belgeleyen "Nihai Karar" metni, ilk resmi muhatabı olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu.

ICYF Başkanı Taha Ayhan, 9 Ocak Cuma günü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelerek, Gazze Mahkemesi Vicdan Jürisi tarafından hazırlanan ve 26 Ekim 2025 tarihinde İstanbul’da kamuoyuna açıklanan karar dosyasını bizzat arz etti. Görüşmede, uluslararası sivil toplumun Gazze’de yaşanan insanlık dramına bakışı ve adalet talebi detaylandırıldı.

Erdoğan’a "Adalet Duruşu" Teşekkürü

Mahkeme heyetinin, nihai kararı ilk olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunma gerekçesi olarak, Türkiye’nin ve Erdoğan’ın Gazze’de yaşanan soykırım karşısında sergilediği ilkesel duruş gösterildi. Heyet, uluslararası platformlarda adalet vurgusunu en güçlü şekilde dile getiren liderlerden biri olması nedeniyle Erdoğan’a teşekkürlerini iletti.

Kararda Ağır Suçlamalar: Ekokırım ve Domicide

Gazze Mahkemesi’nin nihai kararında, işgalci güç İsrail ve işbirlikçilerinin Gazze Şeridi’nde devam eden eylemleri net bir dille "soykırım" olarak tanımlandı. Karar metninde, uluslararası hukuka aykırı olduğu tespit edilen şu fiiller suç unsuru olarak sıralandı:

  • Açlığın Silah Olarak Kullanılması: Sivil halkın temel gıdaya erişiminin sistematik olarak engellenmesi.
  • Ekokırım: Doğanın ve tarım arazilerinin geri dönülemez şekilde tahrip edilmesi.
  • Domicide (Ev Kırımı): Konutların ve yaşam alanlarının haritadan silinecek şekilde yok edilmesi.
  • Sağlık ve Eğitim Hedefleri: Hastanelerin, sağlık çalışanlarının, gazetecilerin ve okulların bilinçli hedef alınması.
  • Sivil Yaşamın İmhası: Toplumsal hayatın sürdürülebilirliğinin tamamen ortadan kaldırılması.

Rapor Dünya Liderlerine Gidecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yapılan sunum, küresel bir diplomasi trafiğinin de başlangıcı niteliği taşıyor. Gazze Mahkemesi yetkilileri, hazırlanan nihai kararı önümüzdeki süreçte diğer devlet ve hükümet başkanlarına, dışişleri bakanlarına ve ulusal parlamentolara sunmayı planlıyor.

Raporun ayrıca Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere çok taraflı uluslararası kuruluşların gündemine taşınması ve dünya genelindeki üniversitelerde tartışmaya açılması hedefleniyor.

Deliller Uluslararası Yargıya Taşınıyor

Mahkemenin çalışmaları sadece sembolik bir vicdan yargılamasıyla sınırlı kalmayacak. Süreç boyunca toplanan binlerce belge, görsel kanıt ve tanık ifadesi, uzman hukukçular tarafından tasnif edildi. Bu delillerin, Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve Uluslararası Adalet Divanı (UAD) nezdinde devam eden veya açılacak davalarda hukuki kanıt olarak kullanılması için ilgili mercilere iletileceği bildirildi.

Londra’dan İstanbul’a Uzanan Hukuk Mücadelesi

Bağımsız bir halk mahkemesi girişimi olarak Kasım 2024’te Londra’da kurulan Gazze Mahkemesi, başkanlığını eski BM Filistin Raportörü ve uluslararası hukuk profesörü Richard Falk’ın yürüttüğü saygın bir heyet tarafından yönetildi.

Mahkeme süreci, Mayıs 2025’te Saraybosna’da gerçekleştirilen ve 800 kişinin katıldığı ilk duruşmalarla başladı. Burada 55 hukukçu ve tanık dinlendi. Sürecin finali ise Ekim 2025’te İstanbul Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapıldı. Yaklaşık 3 bin kişinin takip ettiği İstanbul oturumlarında, 70 uzman ve mağdur tanığın ifadeleriyle dosya tamamlandı.

Mahkeme Başkanı Prof. Dr. Richard Falk, kararın ardından yaptığı değerlendirmede, bu girişimin sadece bölgesel bir krize değil, küresel vicdanın tarihsel bir kırılma noktasına işaret ettiğini vurgulamıştı. Falk’a göre ortaya çıkan arşiv, uluslararası toplumun artık görmezden gelemeyeceği hukuki ve ahlaki bir kayıt oluşturuyor.