1 Mart 2026 Pazar
Haber

Gazze Barış Kurulu’ndan 75 Milyar Dolarlık İmar Hedefi ve İstikrar Gücü Kararı

Washington’da toplanan Gazze Barış Kurulu, ateşkesin ikinci aşaması için yol haritasını belirledi. Toplantıda Gazze’nin yeniden imarı için fon oluşturulması ve uluslararası bir güvenlik gücünün konuşlandırılması kararlaştırıldı.

Paylaş:
Gazze Barış Kurulu’ndan 75 Milyar Dolarlık İmar Hedefi ve İstikrar Gücü Kararı

Washington’da toplanan Gazze Barış Kurulu, ateşkesin ikinci aşaması için yol haritasını belirledi. Toplantıda Gazze’nin yeniden imarı için fon oluşturulması ve uluslararası bir güvenlik gücünün konuşlandırılması kararlaştırıldı.

BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ

Washington’da Barış Enstitüsü ev sahipliğinde gerçekleştirilen Gazze Barış Kurulu’nun ilk toplantısı, bölgenin geleceğini şekillendirecek kritik kararlara sahne oldu. 19 Şubat’ta düzenlenen ve yaklaşık 50 ülkenin katılım sağladığı zirvede, Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması, bölgenin yeniden imarı ve güvenliğin tesisi konuları masaya yatırıldı. Toplantının en somut çıktıları arasında, on milyarlarca dolarlık bir fonun taahhüt edilmesi ve çok uluslu bir "İstikrar Gücü"nün kurulması yer aldı.

75 Milyar Dolarlık İmar Fonu

Zirvenin en dikkat çeken başlığı, Gazze’nin yeniden inşası için ortaya konan finansman planı oldu. Dünya Bankası bünyesinde kurulacak "Gazze Yeniden İnşa ve Kalkınma Fonu" aracılığıyla toplam 75 milyar dolarlık bir kaynağın toplanması hedefleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump, toplantıda yaptığı açıklamada ülkesinin fona 10 milyar dolarlık katkı sağlayacağını duyurdu. ABD’nin yanı sıra Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Bahreyn, Fas, Kazakistan, Azerbaycan ve Özbekistan gibi ülkelerin de toplamda 7 milyar doları aşan bir bağış taahhüdünde bulunduğu bildirildi. Bu fonun, bölgedeki insani krizin sonlandırılması ve altyapının yeniden ayağa kaldırılması için hayati bir rol oynaması bekleniyor.

Öte yandan İsrail Güvenlik Kabinesi Bakanı Zeev Elkin, İsrail’in Barış Kurulu’na herhangi bir maddi katkı sağlamayacağını açıkladı.

Uluslararası İstikrar Gücü Kuruluyor

Toplantının bir diğer kritik gündem maddesi, Gazze’de güvenliğin nasıl sağlanacağıydı. Alınan kararlara göre, bölgede görev yapacak bir "Uluslararası İstikrar Gücü" oluşturulacak. Toplamda 20 bin asker ve 12 bin polisten oluşması planlanan bu gücün komutasını Amerika Birleşik Devletleri üstlenecek, Endonezya ise komuta yardımcılığını yürütecek.

Endonezya’nın güce 8 bin askerle en büyük katkıyı sağlayan ülkelerden biri olacağı belirtilirken; Fas, Kazakistan, Arnavutluk ve Kosova’nın da asker gönderme taahhüdünde bulunduğu açıklandı. Mısır ve Ürdün’ün ise yerel polis güçlerinin eğitimi konusunda destek vereceği ifade edildi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin İstikrar Gücü’ne katkı vermeye hazır olduğunu yineledi. Ancak diplomatik kaynaklar, İsrail yönetiminin özellikle Türkiye’nin asker göndermemesi yönünde Washington nezdinde baskı oluşturduğunu belirtiyor.

İsrail İçinde Çatlak Sesler

İsrail, toplantıya Dışişleri Bakanı düzeyinde katılım sağlarken, Başbakan Binyamin Netanyahu zirveye iştirak etmedi. İsrail’in Gazze Barış Kurulu’na üye olması ise koalisyon hükümeti içinde krize neden oldu. Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, üyeliğe sert tepki gösterdi.

Toplantıda Filistin tarafını temsil eden bir yetkilinin bulunmaması ise dikkat çeken bir diğer detay oldu. Avrupalı bazı devletler ise kurula resmen üye olmayı reddetmelerine rağmen, süreci takip etmek amacıyla gözlemci statüsünde toplantıda yer aldı.

Trump’tan Hamas’a Teşekkür

Toplantıda konuşan ABD Başkanı Trump, ateşkes sürecinin işleyişine dair olumlu mesajlar verdi. Trump’ın, esir takası ve ateşkes şartlarına uyulması konusunda Hamas’ın sorumluluklarını yerine getirdiğini belirterek teşekkür etmesi, zirvenin en şaşırtıcı anlarından biri olarak kayda geçti. Trump, sürecin planlandığı gibi sağlıklı bir şekilde ilerlediğini vurguladı.

Gazze Barış Kurulu’nun, sadece Gazze özelinde değil, küresel ölçekteki diğer çatışmalar için de bir model teşkil etmesi hedefleniyor. Ancak uzmanlar, bu iddialı diplomatik girişimin bir "prestij projesi" olmaktan öteye geçebilmesi için, sahadaki insani durumun somut olarak iyileşmesi gerektiğine dikkat çekiyor.