Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, bankanın 2026 yılı stratejilerini dezenflasyon sürecinin devamlılığı, ılımlı bir büyüme patikası ve Türkiye'ye yönelik sermaye akımlarının süreceği beklentisi üzerine kurguladıklarını açıkladı.
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, bankanın gelecek dönem stratejilerine ve Türkiye ekonomisine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Akten, 2026 yılına ilişkin temel senaryolarını oluştururken üç ana sütun belirlediklerini ifade etti. Bu sütunlar; enflasyonla mücadelede başarının devamı, ekonomide dengeli ve ılımlı bir büyüme süreci ile uluslararası sermaye girişlerinin istikrarı olarak sıralandı.
Ekonomideki dengelenme sürecine dikkat çeken Akten, bankacılık sektörünün bu süreçteki rolünün kritik olduğunu vurguladı. Akten'in değerlendirmelerine göre, Türkiye ekonomisinde uygulanan politikaların sonuç vermeye devam etmesi, bankanın gelecek planlamasında belirleyici rol oynuyor. Özellikle enflasyondaki düşüş eğiliminin süreceği varsayımı, Garanti BBVA'nın orta vadeli projeksiyonlarının merkezinde yer alıyor.
Sermaye Akışında Devamlılık Beklentisi
Akten, Türkiye ekonomisine yönelik yabancı yatırımcı ilgisi ve sermaye hareketlerine dair de iyimser bir tablo çizdi. 2026 yılı projeksiyonlarında, Türkiye'ye yönelik sermaye akımlarının kesintiye uğramadan devam edeceği öngörüsü öne çıktı. Bu durumun, bankacılık sektörünün dış finansman imkanlarını ve genel ekonomik istikrarı destekleyen önemli bir faktör olacağı belirtiliyor.
Büyüme tarafında ise "ılımlı büyüme" vurgusu yapan Akten, ekonominin aşırı ısınmadan, sürdürülebilir bir çizgide ilerleyeceği bir senaryoya hazırlıklı olduklarını kaydetti. Bu yaklaşım, enflasyonla mücadele programı ile uyumlu bir ekonomik aktivite beklentisini yansıtıyor.
Dijitalleşme ve Müşteri Odaklılık
Bankanın kendi iç dinamiklerine de değinen Akten, sektördeki rekabetin ve müşteri beklentilerinin değişimine paralel olarak teknoloji yatırımlarının süreceğini belirtti. Akten, Garanti BBVA'nın dijitalleşme konusundaki öncü rolünü sürdüreceğini, yapay zeka ve veri analitiği gibi alanlarda yetkinliklerini artırarak müşterilerine daha kişiselleştirilmiş finansal çözümler sunmaya odaklanacaklarını ifade etti.
Sürdürülebilirlik konusunun da bankanın ajandasındaki önceliğini koruduğunu belirten Akten, iklim kriziyle mücadele ve kapsayıcı büyüme hedefleri doğrultusunda finansman sağlamaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.