1 Mart 2026 Pazar
Haber

Fransız Adeline'in 14 Yıllık İslam Yolculuğu: "Müslüman Olmak Yeniden Doğmak Gibi"

Ateist bir ailede büyüyen ve 14 yıl önce İslamiyet'i seçerek "Melek" ismini alan Fransız vatandaşı Adeline, İslam'ın kendisi için bir barış ve kardeşlik limanı olduğunu vurguladı.

Paylaş:
Fransız Adeline'in 14 Yıllık İslam Yolculuğu: "Müslüman Olmak Yeniden Doğmak Gibi"

Ateist bir ailede büyüyen ve 14 yıl önce İslamiyet'i seçerek "Melek" ismini alan Fransız vatandaşı Adeline, İslam'ın kendisi için bir barış ve kardeşlik limanı olduğunu vurguladı.

BUGÜNKÜ HABERLER / PARİS

Fransa’nın başkenti Paris’te yaşayan ve 14 yıl önce kelime-i şehadet getirerek Müslüman olan Adeline, İslamiyet ile tanışma sürecini ve bu inancın hayatındaki dönüştürücü etkisini anlattı. Ateist bir ailede yetişen ve gençlik yıllarında inanç kavramına uzak olduğunu belirten Adeline, bugün İslam’ı "hayatı şekillendiren bir yol" ve "gerçek bir bağ" olarak tanımlıyor.

Müslüman olduktan sonra "Melek" ismini alan ve bir Türk vatandaşıyla evlenerek ailesiyle iletişim kurabilmek için Türkçe öğrenen Adeline, İslam ile ilk temasının çevresindeki Müslüman arkadaşları sayesinde gerçekleştiğini belirtti. Arkadaşlarının günlük ibadet disiplini ve olaylara bakış açısı, Adeline’in dikkatini çeken ilk unsurlar oldu.

"Her Şerde Bir Hayır Vardır" İlkesi Dönüm Noktası Oldu

Adeline, İslam'a yönelmesindeki en büyük etkenlerden birinin, yaşadığı zorluklar karşısında duyduğu manevi arayış olduğunu ifade etti. Çocukluk döneminde babasının geçirdiği bir kaza sonrası ailesinin zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Adeline, o dönemde bir arkadaşının kendisine sık sık hatırlattığı "Her şerde bir hayır vardır" ilkesinden derinden etkilendiğini söyledi.

Bu bakış açısının kendisi için iyileştirici bir güç olduğunu vurgulayan Adeline, süreci şu sözlerle anlattı: "Bunu kabullenmek başta kolay değildi ancak büyüdükçe bizi yatıştıracak ve anlayabileceğimiz bir yol aramaya başlıyoruz. Ben de sonuç olarak dine yöneldim. İslam’ı kitaplar ve internet üzerinden araştırdım. Tek bir ilaha inanç esasına dayanması bana son derece mantıklı geldi."

Tefsir Okumalarıyla Derinleşen İnanç

İslam’ı araştırmaya başladığı ilk dönemlerde Kur'an-ı Kerim'in Fransızca tercümesini anlamakta zorlandığını belirten Adeline, kendisine verilen tavsiyeler üzerine tefsir okumalarına yöneldi. Tefsirlerin ayetleri kavramasında kilit rol oynadığını belirten Adeline, daha sonra Hz. Muhammed'in hayatını (Siyer) incelemeye başladı.

Peygamberin hayatının büyük öğretilerle dolu olduğunu ifade eden Adeline, İslam'ı merak edenlere mutlaka siyer okumalarını tavsiye etti.

"İslam Gerçek Kardeşliğin Adresi"

İslam dinini bir "barış dini" olarak nitelendiren Adeline, bu inancın insanları statü farkı gözetmeksizin gerçek bir kardeşlik çatısı altında topladığını vurguladı. İslam'ın hayat boyu süren bir öğrenme serüveni olduğuna dikkat çeken Adeline, inancın insana kazandırdığı farkındalığı şu sözlerle özetledi:

"İslam bize bir gün zengin, ertesi gün fakir olabileceğimiz gerçeğini hatırlatıyor. Her koşulda Allah'a şükretmemiz gerektiğini öğütlüyor. Çünkü dünyadaki varlığımız geçici ve burada karşılaştığımız imtihanlar sadece bu hayata özgü. İslam'ı kabul eden biri, bembeyaz bir sayfayla yeniden doğmuş gibidir ve öğrenmek için zamana ihtiyacı vardır."