Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Grönland’a yönelik olası askeri senaryoları gündeme getirmesi üzerine, Paris'in her türlü tehdit ve gözdağına karşı diplomatik ve stratejik bir çalışma başlattığını duyurdu.
Fransa hükümeti, ABD yönetiminin Grönland'ı satın alma isteği ve bu süreçte askeri seçeneklerin de masada olduğu yönündeki söylemlerine karşı somut adım attı. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Washington'dan gelebilecek olası bir müdahale veya baskı senaryosuna karşı Dışişleri Bakanlığı bünyesinde resmi bir hazırlık süreci başlattıklarını açıkladı.
"Her Türlü Gözdağına Karşı Hazırlanıyoruz"
Radio France kanalına konuk olan Bakan Barrot, ABD'nin Grönland üzerindeki emelleri ve bu uğurda askeri güç kullanma ihtimalini değerlendirdi. Barrot, müttefikler arasında tehdit dilinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, Fransa'nın bu duruma kayıtsız kalmadığını belirtti.
Barrot, konuyla ilgili şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Size söyleyebileceğim net şey şudur: Gözdağı ne şekilde olursa olsun, kaynağı ne olursa olsun buna misilleme yapmaya, karşılık vermeye hazırlanmak için Dışişleri Bakanlığında bir çalışma başlattık."
%%ENTITY:b1148a22-b378-4eb4-b368-eb397d0241a1:NATO%% Müttefikliği Vurgusu
Olası bir Amerikan askeri operasyonunun diplomatik ve askeri mantıkla bağdaşmadığını savunan Fransız Bakan, böyle bir hamlenin "bir NATO ülkesinin başka bir NATO ülkesine saldırması" anlamına geleceğini hatırlattı. Barrot, bu senaryonun sadece mantık dışı olmakla kalmayıp, aynı zamanda ABD'nin kendi ulusal çıkarlarına da kesinlikle aykırı olacağının altını çizdi.
Barrot, Fransa'nın ve Avrupa'nın Grönland konusundaki tavrını bir kez daha yineleyerek, "Daha önce de dile getirdiğimiz gibi, Grönland satılık değildir" mesajını verdi.
Washington ile Temas: Rubio ile Görüşme
Krizin perde arkasında diplomatik temasların sürdüğünü belirten Barrot, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini aktardı. Barrot'un açıklamasına göre Rubio, Beyaz Saray'dan yansıyan sert söylemleri yumuşatmaya çalışarak, "ABD'nin benimsediği asıl bakış açısının bu olmadığı" yönünde güvence verdi.
Ancak Fransa Dışişleri Bakanlığı'nın, Washington'dan gelen bu sözlü güvencelere rağmen, Trump yönetiminin öngörülemez politikalarına karşı "B planı" olarak nitelendirilebilecek bir çalışma grubunu devreye sokması dikkat çekti.
%%ENTITY:0ba02ed0-b244-466d-83b2-4c581d33be8f:Ukrayna%% Bağlamı ve ABD'nin Güvenilirliği
Röportajda Grönland krizinin, ABD'nin diğer uluslararası taahhütlerine olan güveni zedeleyip zedelemediği de soruldu. Özellikle Ukrayna'daki barış süreci ve ateşkes görüşmelerinde ABD'nin rolüne değinen Barrot, Washington'un Kiev ile Moskova arasındaki müzakerelerde sorumluluk aldığını belirtti.
Barrot, "Grönland'ı almak için askeri operasyonu masaya yatıran bir ABD'ye Ukrayna konusunda ne kadar güvenilebileceği" yönündeki soruya ise doğrudan yanıt vermekten kaçınarak, Fransa'nın kendi önlemlerini aldığını vurgulamakla yetindi.