Fransa’da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisi, Başbakan Sebastien Lecornu’nun açıkladığı yeni enerji stratejisinin meclis onayı yerine kararnameyle yürürlüğe sokulmasına tepki göstererek hükümet hakkında gensoru önergesi verdi.
Fransa siyasetinde tansiyon, hükümetin ülkenin gelecek on yıllarını şekillendirecek enerji politikalarını belirleme yöntemi nedeniyle yeniden yükseldi. Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisi milletvekilleri, hükümetin açıkladığı "Çok Yıllı Enerji Stratejisi"ne sert tepki göstererek Ulusal Meclis’e gensoru önergesi sundu.
"Parlamentoya Karşı Liberal Olmayan Bir Eylem"
RN grubu tarafından yapılan açıklamada, Başbakan Sebastien Lecornu liderliğindeki hükümetin enerji gibi kritik bir konuyu mecliste yasalaştırmak yerine kararname yoluyla geçirmesi "demokrasiye aykırı" ve "parlamentoya karşı liberal olmayan bir eylem" olarak nitelendirildi.
Aşırı sağcı vekiller, enerji politikasının bir "Enerji Kanunu" çerçevesinde, halkın temsilcileri tarafından tartışılıp oylanması gerektiğini savunuyor. Parti yetkilileri, hükümetin sunduğu strateji belgesinin nükleer enerji konusunda "yalanlar içerdiğini" ve kamu maliyesi için öngörülemeyen büyük riskler oluşturduğunu iddia ediyor.
Yeni Strateji Neleri Kapsıyor?
Başbakan Lecornu tarafından 12 Şubat’ta kamuoyuna duyurulan tartışmalı strateji, Fransa’nın 2035 yılına kadar izleyeceği enerji yol haritasını çiziyor. Belgeye göre hükümet:
- Elektrik üretiminde nükleer enerjinin payını artırmayı hedefliyor.
- Altı adet yeni nesil nükleer reaktörün inşasını planlıyor.
- Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarına ayrılan payın, önceki planlara kıyasla daha sınırlı tutulmasını öngörüyor.
RN, bu planlamanın maliyetlerinin şeffaf olmadığını ve ülkeyi ekonomik bir darboğaza sürükleyebileceğini öne sürüyor.
Sol Kanadın Desteği Beklenmiyor
Siyasi gözlemciler, RN’nin sunduğu gensoru önergesinin Ulusal Meclis’ten geçme ihtimalini oldukça düşük görüyor. Meclis aritmetiği dikkate alındığında, sol partiler ve sosyalistlerin, aşırı sağcı bir partinin öncülük ettiği bu girişime destek vermesi beklenmiyor. Ancak bu hamle, hükümetin enerji politikaları üzerindeki siyasi baskıyı artırma ve konuyu kamuoyu gündeminde tutma çabası olarak yorumlanıyor.