İngiltere merkezli sivil toplum kuruluşu Forward Thinking'in Direktörü Oliver McTernan, uluslararası arenada uygulanan çifte standartların küresel güveni zedelediğini vurgulayarak, kalıcı barışın ancak adalet temelli bir hukuk sistemiyle mümkün olabileceği uyarısında bulundu.
Çatışma çözümü ve diyalog süreçleri üzerine çalışmalar yürüten Londra merkezli sivil toplum kuruluşu Forward Thinking'in Direktörü Oliver McTernan, uluslararası hukukun mevcut uygulanma biçimine yönelik kapsamlı eleştirilerde bulundu. McTernan, uluslararası kurumların ve kuralların bazı aktörler için katı bir şekilde işletilirken bazıları için esnetilmesinin, küresel sisteme olan inancı temelden sarstığını belirtti.
McTernan'ın değerlendirmelerine göre, uluslararası hukukun taraflı ve seçici bir şekilde uygulanması, özellikle çatışma bölgelerinde kalıcı barışın önündeki en büyük engellerden birini oluşturuyor. Farklı coğrafyalardaki krizlerde Batılı ülkelerin ve uluslararası mekanizmaların sergilediği tutarsız yaklaşımların, küresel düzende geri döndürülemez bir güven kaybına yol açtığı ifade ediliyor.
Adalet Temelli Sistem Vurgusu
Küresel barışın sağlanması için sadece ateşkeslerin ve geçici diplomatik çözümlerin yeterli olmadığını savunan McTernan, sorunun kökenine inilmesi gerektiğinin altını çizdi. Uluslararası arenada barışın sürdürülebilir olmasının tek yolunun, tüm devletler ve aktörler için eşit, öngörülebilir ve adil bir hukuk sisteminin tavizsiz bir şekilde işletilmesinden geçtiği vurgulandı.
Özellikle Ortadoğu'daki uzun soluklu krizler başta olmak üzere, dünya genelindeki çatışmaların çözümünde görev alan arabulucuların ve uluslararası örgütlerin, evrensel insan hakları normlarını herkes için aynı standartta savunması gerektiği belirtiliyor. McTernan, bu çifte standartlı yaklaşımın terk edilmemesi halinde, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kurumların otoritesinin daha da zayıflayacağı ve dünya genelinde kutuplaşmanın artacağı uyarısında bulunuyor.