14 Nisan 2026 Salı
Haber

Finans Dünyasında Yapay Zeka Devrimi: Fırsatlar ve Etik İkilemler Büyüyor

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bilal Bağış, finans sektöründe hızla yayılan yapay zeka uygulamalarının verimlilik ve risk yönetimi açısından büyük avantajlar sunduğunu ancak beraberinde derin etik tartışmalar ve güvenlik riskleri getirdiğini vurguladı.

Paylaş:
Finans Dünyasında Yapay Zeka Devrimi: Fırsatlar ve Etik İkilemler Büyüyor

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bilal Bağış, finans sektöründe hızla yayılan yapay zeka uygulamalarının verimlilik ve risk yönetimi açısından büyük avantajlar sunduğunu ancak beraberinde derin etik tartışmalar ve güvenlik riskleri getirdiğini vurguladı.

Finans sektöründe yapay zekanın (YZ) kullanım alanları her geçen gün genişlerken, bu dijital dönüşüm hem büyük fırsatları hem de yeni soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) İktisat Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bilal Bağış, yapay zekanın maliyetleri düşürme, verimliliği artırma ve dolandırıcılık gibi riskleri erken aşamada tespit etme konularında sektöre yapısal bir dönüşüm yaşattığına dikkat çekti.

Dijital dünyada risk unsurlarının giderek daha karmaşık bir hal aldığını belirten Doç. Dr. Bağış, büyük veri analizi ve bilgi asimetrilerinin öneminin arttığını ifade etti. Yapay zeka destekli sistemlerin, kredi skorlama ve temerrüt risk tahmini gibi alanlarda insan hatalarını minimize ederek karar alma süreçlerini optimize ettiğini söyleyen Bağış, bu teknolojilerin bankacılık operasyonlarında müşteri memnuniyetini de yukarı taşıdığını kaydetti.

Dolandırıcılıkla Mücadelede Yeni Dönem

Yapay zeka, özellikle dolandırıcılık ve vergi kaçakçılığı ile mücadelede kritik bir silah haline gelmiş durumda. Doç. Dr. Bağış, Türkiye’de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Hazine ve Maliye Bakanlığı (HMB) gibi kurumların KAŞİF, RİTAP ve RADAR gibi yapay zeka tabanlı izleme ve risk analizi uygulamalarını halihazırda kullandığını hatırlattı. Bu sistemler, işlem verilerindeki normal dışı davranışları ve şüpheli işlemleri davranışsal analizler sayesinde hızla tespit edebiliyor.

Öte yandan, kara para aklama ile mücadelede RegTech (Düzenleyici Teknoloji) çözümleri de öne çıkıyor. Otomatik müşteri tanıma ve raporlama süreçleri, finans kuruluşlarının uyum maliyetlerini ciddi oranda düşürüyor. Yatırım alanında ise robo-danışmanlar, bireysel ve kurumsal yatırımcılara büyük veri analiziyle desteklenmiş kişiselleştirilmiş portföy stratejileri sunuyor.

"Yapay Zeka Son Kararı Vermemeli"

Tüm bu teknolojik ilerlemelere rağmen, yapay zekanın finansal kararlardaki rolü ciddi etik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Alınan kararların yalnızca istatistiksel verilere dayanmaması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Bağış, kararların rasyonel ve şeffaf bir şekilde açıklanabilmesinin önemine değindi. Bağış, "Etik kaygılar nedeniyle yapay zekanın dolandırıcılık veya sahtekarlık konusunda kendi başına son kararı vermemesi önemlidir. Sistemler daha şeffaf, hesap verebilir ve itiraza açık olmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Uzmanlar ayrıca blokzincir gibi teknolojilerin getirdiği merkeziyetsizlik (DeFi) ile yapay zekanın sağladığı merkezileşme gücü arasında yeni bir denge arayışının başladığına işaret ediyor. Akıllı otonom ajanların finansal ekosistemleri daha güvenli hale getirebileceği öngörülse de; siber güvenlik açıkları, piyasalardaki aşırı oynaklık ve hukuki düzenleyici belirsizlikler, finans dünyasının önündeki en büyük risk başlıkları olarak masada kalmaya devam ediyor.