28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Filistinli Gazetecilerin Direniş Destanı: “Buradan Gitmiyoruz” Filmi Sona Yaklaştı

Soykırım, abluka ve sürekli bombardıman altında gerçeği dünyaya duyurmaya çalışan Filistinli gazetecilerin hikayesi beyaz perdeye taşınıyor. Çekimleri tamamlanmak üzere olan "Buradan Gitmiyoruz", Gazze’deki basın mensuplarının "terk etmeme" iradesini anlatıyor.

Paylaş:
Filistinli Gazetecilerin Direniş Destanı: “Buradan Gitmiyoruz” Filmi Sona Yaklaştı

Soykırım, abluka ve sürekli bombardıman altında gerçeği dünyaya duyurmaya çalışan Filistinli gazetecilerin hikayesi beyaz perdeye taşınıyor. Çekimleri tamamlanmak üzere olan "Buradan Gitmiyoruz", Gazze’deki basın mensuplarının "terk etmeme" iradesini anlatıyor.

İSTANBUL – İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırım politikalarına ve imkansız çalışma koşullarına rağmen görevlerini bırakmayan Filistinli gazetecilerin mücadelesi sinema filmi oluyor. 7 Gen Yapım tarafından hayata geçirilen ve çekim süreci yaklaşık altı hafta süren "Buradan Gitmiyoruz" adlı yapımın set aşamasında sona gelindi. Film, bölgedeki gerçek olaylardan ve yaşanmışlıklardan esinlenerek, "sesi kısılamayan" gazetecilerin portresini çiziyor.

Ateş Hattında Bir Gazetecilik Hikayesi

Yaklaşık 120 dakika sürecek olan dram türündeki film, Gazze’de yaşanan insanlık dramını, ateş hattının ortasında görev yapan Gazeteci Halit ve arkadaşlarının gözünden anlatıyor. Senaryo, bölgedeki gazetecilerin sadece haber yapmakla kalmayıp, aynı zamanda hayatta kalma ve topraklarını terk etmeme mücadelesini merkeze alıyor.

Filmin olay örgüsü, yaptığı etkili haberlerle uluslararası kamuoyunda ses getiren Halit karakterinin susturulmak istenmesi üzerine kurulu. Hikayeye göre Halit, işgal güçleri tarafından hedef alınarak kaçırılıyor ve ağır işkencelere maruz kalıyor. Halit’in kurtuluş mücadelesine "Gölge" kod adlı gizemli bir karakter ve fedakar bir "Doktor" figürü eşlik ediyor. Yapımcılar, bu kurgusal karakterlerin aslında Gazze’deki gerçek kahramanların birer yansıması olduğunu belirtiyor.

"Gerçek Bir Kahramanlık Destanı"

Filmin senaristi ve yapımcısı Sami Gülbaba, projenin çıkış noktasının Gazze’de yaşananları sanatın gücüyle anlatma isteği olduğunu vurguladı. Yaklaşık 5-6 aylık bir hazırlık sürecinin ardından sete çıktıklarını belirten Gülbaba, filmin temel motivasyonunu şu sözlerle açıkladı:

"Filmimiz gerçek bir kahramanlık hikayesini anlatıyor. Dünya iki yıldır orada yaşanan her şeyi görüyor, bunu bize gösterenler ise oradaki kahraman gazeteciler. İnsanlarda 'Oradakiler doğdukları andan itibaren ölmeye mahkum' gibi yanlış bir algı var. Hayır, orada büyük bir direniş ve kahramanlık hikayesi var."

Filmin, şehit gazeteci Enes Şerif’in hikayesinden izler taşıdığını belirten Gülbaba, "Halit karakteri ve arkadaşlarının mücadelesi Siyonistleri rahatsız ediyor. Çünkü onların kamerası, bombalardan daha etkili bir silah haline geliyor" ifadelerini kullandı.

"Müslümanlar Bu Toprakları Bırakmayacak"

İsrail’in tüm saldırılarına rağmen gazetecileri susturamadığına dikkat çeken Gülbaba, filmin adının taşıdığı mesaja vurgu yaptı. Gülbaba, "Ne kadar bomba yağdırırlarsa yağdırsınlar, o cesur sesleri kesemediler. Biz de bu filmle Filistinli gazeteciler adına dünyaya haykırıyoruz: Biz buradan, Filistin'den gitmiyoruz. Gitmeyeceğiz de! Müslümanlar bu toprakları asla bırakmayacak" dedi.

Nisan Ayında Vizyonda Olması Planlanıyor

Yaklaşık 60 kişilik bir teknik ekiple zorlu bir çekim süreci geçiren "Buradan Gitmiyoruz" ekibi, filmi Nisan ayında izleyiciyle buluşturmayı hedefliyor.

Yönetmen İsmail Kavrakoğlu ise set ortamındaki zorlukların, Gazze’deki gerçeğin yanında "hiçbir şey" olduğunu belirtti. Kavrakoğlu, "Biz burada sadece soğuktan üşüyoruz, ama oradaki insanlar ölümle burun buruna yaşıyor. Bu projeyle, karınca misali de olsa o insanların sesini duyurmaya, onların fedakarlığına bir nebze olsun ayna tutmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Oyuncu kadrosunda İsmail Hakkı, Mehmet Sabri Arafatoğlu, Ersin Çelik ve Hakan Güngör gibi isimlerin yer aldığı yapım, sinema dünyasının Gazze konusunda sessiz kaldığı eleştirilerine de bir cevap niteliği taşıyor. Yapım ekibi, filmin sadece bir dram değil, aynı zamanda evrensel bir direniş manifestosu olmasını amaçlıyor.