Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da tek taraflı olarak başlattığı arazi kayıt sürecinin, uluslararası hukuku ihlal eden bir ilhak adımı olduğunu ve hiçbir yasal geçerliliği bulunmadığını duyurdu.
Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria topraklarında "arazi kayıt süreci" (tapu tescil işlemi) başlatma yönündeki kararını sert bir dille eleştirdi. Bakanlık, bu adımın bölgenin ilhakını hedefleyen tehlikeli bir girişim olduğunu ve uluslararası hukuk nezdinde "yok hükmünde" sayıldığını belirtti.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in bu hamlesinin, Filistin topraklarını Yahudileştirme ve sömürgeci yerleşim projelerini genişletme politikasının bir parçası olduğu vurgulandı. Açıklamada, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in doğrudan talimatıyla yürürlüğe konulan bu uygulamanın, Batı Şeria'nın idari ve hukuki statüsünü değiştirerek fiili ilhakı resmileştirmeyi amaçladığı ifade edildi.
Filistin yönetimi, İsrail’in işgalci bir güç olarak Batı Şeria’da egemenlik haklarını kullanma veya arazi kayıtları üzerinde tasarrufta bulunma yetkisine sahip olmadığını hatırlattı. Yapılan değerlendirmede, bu tür tek taraflı idari kararların, Cenevre Sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası insancıl hukuku ve Birleşmiş Milletler (BM) kararlarını açıkça ihlal ettiği kaydedildi.
"İki Devletli Çözümü Ortadan Kaldırma Girişimi"
Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in arazi tescil sürecini kendi yasalarına göre yürütmesinin, Batı Şeria’yı İsrail hukuk sistemine dahil etme çabası olduğunu belirtti. Bu durumun, sahada geri dönülemez gerçeklikler yaratarak, gelecekte kurulması planlanan bağımsız Filistin devletinin toprak bütünlüğünü parçalamayı ve iki devletli çözüm vizyonunu tamamen ortadan kaldırmayı hedeflediği dile getirildi.
Açıklamada, uluslararası toplumun İsrail'in bu yasadışı uygulamalarına karşı sessiz kalmaması gerektiği vurgulanarak, BM Güvenlik Konseyi ve ilgili uluslararası kuruluşlara acil eylem çağrısında bulunuldu. Filistinli yetkililer, İsrail'in "cezasızlık kültürü"nden cesaret alarak işgal politikalarını derinleştirdiğini ve buna karşı caydırıcı önlemler alınması gerektiğini savundu.
İsrail hükümetinin, özellikle aşırı sağcı bakanların etkisiyle Batı Şeria’daki "C Bölgesi"nde denetimi artırma ve Filistinlilerin mülkiyet haklarını kısıtlama yönündeki adımları, son dönemde bölgedeki tansiyonu artıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Filistin tarafı, bu kayıt sürecinin, Filistinlilerin arazilerine el konulması ve yasadışı yerleşimlerin yasallaştırılması için bir kılıf olarak kullanıldığını belirtiyor.