Erzurum’un Çat ilçesinde yaşayan eski muhtar İbaci Akçelik, dedesinden miras kalan hayvancılığı devlet destekleriyle modernize ederek bölge ekonomisine can suyu olan bir işletmeye dönüştürdü. Üniversite mezunu çocuklarının da köye dönerek dahil olduğu üretim seferberliği, yılda 40 ton süt ve 8 milyon liralık gelirle başarı hikayesine dönüştü.
Erzurum’un zorlu coğrafi koşullarına sahip Çat ilçesine bağlı kırsal Yarmak Mahallesi, geleneksel hayvancılığın modern yöntemlerle nasıl verimli bir iş modeline dönüşebileceğinin canlı bir örneğine ev sahipliği yapıyor. Bölgede uzun yıllar muhtarlık yapan 55 yaşındaki İbaci Akçelik, eşi, altı çocuğu ve gelinlerinden oluşan geniş ailesiyle birlikte dede mesleğini bir adım öteye taşıdı.
Yaklaşık 10 dönümlük arazi üzerine kurulu işletme, geçmişte ilkel şartlarda, çatısız ve korumasız ahırlarda yapılan hayvancılığın yerini alan tam donanımlı bir üretim üssü haline geldi.
Devlet Desteğiyle Teknoloji Dönüşümü
1980'li yıllarda son derece kısıtlı imkanlarla ve beden gücüne dayalı olarak yürütülen hayvancılık faaliyetleri, 2002 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sağladığı desteklerle boyut değiştirdi. Akçelik, geçen 24 yıllık süreçte mazot, gübre, tohum, buzağı ve suni tohumlama gibi kalemlerde devletten önemli teşvikler aldı.
İşletmenin makine ve ekipman altyapısının güçlendirilmesi için alınan toplam destek miktarının yaklaşık 10 milyon lirayı bulduğu, bu rakamın 7 milyon lirasının ise geri ödemesiz hibe olduğu belirtildi. Modern ekipmanlar sayesinde, eskiden bir ay süren işlerin artık üç gün gibi kısa bir sürede tamamlanabildiği, verimliliğin ise katbekat arttığı kaydedildi.
Yılda 40 Ton Süt İşleniyor
Hali hazırda 70 büyükbaş hayvanın bulunduğu işletmede, hayvanların kaba yem ihtiyacı ailenin ektiği 400 dönümlük araziden karşılanıyor. İşletme, sadece canlı hayvan ticaretiyle değil, katma değerli süt ürünleriyle de dikkat çekiyor.
Günde ortalama 400 litre süt sağımı yapılan tesiste, yıllık süt üretimi 40 tona ulaşıyor. Aile, bu sütten yılda yaklaşık 2 ton tereyağı, 4 ton tel peynir ve 3 tona yakın çökelek elde ederek piyasaya sunuyor. İşletmenin yıllık cirosunun, satılan yaklaşık 40 kurbanlık buzağı ve süt ürünleriyle birlikte 8 milyon lirayı bulduğu ifade ediliyor.
Üniversiteyi Bitiren Köye Dönüyor
İşletmenin en dikkat çeken yönlerinden biri de tersine göçü teşvik eden yapısı. İbaci Akçelik’in çocukları arasında üniversite ve lise eğitimini tamamlayanlar bulunmasına rağmen, gençler şehirde maaşlı bir işte çalışmak yerine köye dönerek aile işletmesinin bir parçası olmayı tercih etti.
Sabahın ilk ışıklarıyla, saat 05.00’te başlayan mesaide iş bölümü titizlikle uygulanıyor. Kadınlar süt sağımı, tandır yakma ve peynir, yağ yapımı gibi üretim süreçlerini üstlenirken; erkekler ahır temizliği, bakım ve yaz aylarında tarla işlerini yürütüyor.
"Batıda veya Aylıkla Çalışarak Bu Kazanç Sağlanamaz"
Elde edilen gelirin büyük bir kısmını yine hayvancılığa ve işletmeyi büyütmeye yatırdıklarını belirten İbaci Akçelik, hayvancılığın doğru yapıldığında ciddi bir kazanç kapısı olduğunu vurguluyor. Batı illerinde veya maaşlı bir işte çalışarak bu gelir düzeyine ulaşmanın zor olduğunu savunan Akçelik, hedeflerinin daha modern sistemlerle çocuklarına sürdürülebilir bir gelecek bırakmak olduğunu belirtiyor.
Devlet desteklerinin üreticiyi ayakta tutan en önemli güç olduğunu ifade eden Akçelik, tarımsal üretimin bölgede aktif ve güçlü bir şekilde devam ettiğini sözlerine ekledi.