Cemre Vakfı Mütevelli Heyeti'nde yer alan ünlü oyuncu Engin Altan Düzyatan, çevre ve afet bilincinin ilkokul sıralarından önce, henüz 2-3 yaşlarında başlaması gerektiğini vurgulayarak, vakfın yeni dönemde okul öncesi eğitime odaklanacağını açıkladı.
İstanbul merkezli Cemre Vakfı, çevre koruma ve afet bilincini toplumsal bir reflekse dönüştürmek amacıyla yeni yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Vakfın tanıtım toplantısında dikkat çeken isimlerden biri, çevre projelerine verdiği destekle tanınan ve vakfın Mütevelli Heyeti Üyesi olan oyuncu Engin Altan Düzyatan oldu. Düzyatan, iklim krizi ve afet yönetimi konusunda "sözden eyleme" geçilmesi gerektiğini belirterek, eğitimin yaş ortalamasının düşürülmesi gerektiğine işaret etti.
Vakfın onursal başkanı Çiğdem Karaaslan'ın davetiyle bu oluşuma katıldığını belirten Düzyatan, yürütülecek çalışmaların tamamen gönüllülük esasına dayandığını ifade etti. Ünlü oyuncu, vakfın temel misyonunun sadece teorik bilgi vermek olmadığını; su kaynaklarını korumaktan toprak verimliliğini artırmaya, afet anında ilk yardım müdahalelerine kadar geniş bir yelpazede pratik çözümler üretmek olduğunu dile getirdi.
"Eğitim Ailede Başlamalı"
Toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatan Düzyatan, çevre ve afet bilincinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. Mevcut eğitim modelinin yaşının aşağı çekilmesi gerektiğini savunan Düzyatan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Gençleri bilinçlendirmek işin sadece bir ayağı. Hedefimiz, afet durumlarında sahaya inebilecek donanımda gönüllü gençler yetiştirmek. Ancak daha köklü bir değişim için rotamızı ailelere ve okul öncesine çevirmeliyiz. Çevre bilinci ilkokul veya ortaokulda başlayan bir müfredat konusu olmamalı; bu bilinç 2-3 yaşından itibaren çocuklara aşılanmalı. Bunun yolu da genç ailelere ulaşmaktan, ebeveynlere yönelik seminerler düzenlemekten geçiyor."
Farklı Disiplinler Tek Çatı Altında
Cemre Vakfı'nın yapısına dair bilgiler de veren Düzyatan, vakfın akademisyenlerden milletvekillerine, sanat dünyasından sivil toplum gönüllülerine kadar çok farklı disiplinlerden isimleri bir araya getirdiğini belirtti. Bu çeşitliliğin, sorunlara çok yönlü bakış açısı geliştirmek ve ortak akıl üretmek adına büyük bir avantaj sağladığını kaydetti.
Dünyadaki çevre sorunlarına dair gözlemlerini de paylaşan Düzyatan, umutsuzluğa yer olmadığının altını çizdi. Geçmişte çözümsüz gibi görünen sorunlar için bugün teknolojik çözümler üretildiğini hatırlatan oyuncu, "Okyanuslardaki mikroplastikleri temizleyen makinelerden, atık giysilerden üretilen tuğlalara kadar pek çok yenilik hayatımıza girdi. İnsan, bozduğu dengeyi düzeltebilecek güce sahip, yeter ki niyet edelim ve birlikte hareket edelim" ifadelerini kullandı.
Vakıf önümüzdeki dönemde, sivil toplum kuruluşlarını ortak hedefler doğrultusunda birleştirerek çevre ve afet konularında daha güçlü bir toplumsal yapı oluşturmayı hedefliyor.