Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, yatırım süreçlerini hızlandıran yeni düzenleme kapsamında yükümlülüklerini tamamlayan 23 projeye üretim lisansı verildiğini, bu tesislerin 208 megavatlık kısmının şebekeye elektrik vermeye başladığını duyurdu.
ANKARA – Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve yenilenebilir kaynak çeşitliliği hedefleri doğrultusunda atılan bürokratik sadeleştirme adımları, somut yatırımlara dönüşmeye başladı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, sektörde "Süper İzin" olarak adlandırılan düzenlemenin ardından lisanslama süreçlerinin hız kazandığını ve kağıt üzerindeki projelerin sahaya inmeye başladığını açıkladı.
EPDK ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) işbirliğiyle düzenlenen "Rüzgar Enerjisi Sektör Çalıştayı"nın açılışında konuşan Yılmaz, Temmuz 2025'te hayata geçen yasal düzenlemelerin sektördeki tıkanıklıkları açtığını belirtti. Yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki en büyük engelin uzun ve karmaşık izin prosedürleri olduğuna dikkat çeken Yılmaz, yeni dönemde bu süreçlerin yatırımcı lehine optimize edildiğini vurguladı.
23 Proje Lisans Aldı, 208 Megavat Devrede
Başkan Yılmaz, özellikle 2025 yılının son çeyreğinden itibaren depolamalı üretim tesislerine odaklandıklarını belirterek, sürecin sayısal verilerini paylaştı. Yılmaz, "Geldiğimiz noktada, ön lisans yükümlülüklerini başarıyla tamamlayan, toplam 1070 megavat kurulu gücündeki 23 projeye üretim lisanslarını verdik. Bu tesislerin yaklaşık 208 megavatlık kısmı fiilen işletmeye alınmış ve şebekemize güç vermeye başlamıştır" ifadelerini kullandı.
Bu gelişmenin projelerin sadece planlama aşamasında kalmadığının, sahada somut bir enerji üretimine dönüştüğünün kanıtı olduğunu belirten Yılmaz, bürokratik hızın yatırım iştahını artırdığına işaret etti.
10 Yılda 120 Gigavat Hedefi
Türkiye'nin yenilenebilir enerji vizyonuna dair uzun vadeli hedefleri de hatırlatan Yılmaz, rüzgar ve güneş kurulu gücünde büyük bir sıçrama planlandığını kaydetti. Mevcut durumda yaklaşık 40 gigavat seviyesinde olan rüzgar ve güneş kurulu gücünün, önümüzdeki 10 yıl içinde 120 gigavata çıkarılmasının hedeflendiği belirtildi.
Yılmaz, rüzgar enerjisi özelinde ise şu değerlendirmeyi yaptı: "Halihazırda 15 gigavata yaklaşan rüzgar kurulu gücümüzün, tahsis edilen depolamalı Rüzgar Enerji Santrali (RES) projeleri ve Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modeliyle birlikte aynı dönemde 40 gigavata ulaşması zor değil. Rüzgar yatırımlarının önümüzdeki dönemde dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme göstermesini bekliyoruz."
Lisans Ticaretine Geçit Yok
Konuşmasında yatırımcılara yönelik net uyarılarda da bulunan EPDK Başkanı, lisansların bir "bekleme aracı" olarak kullanılmasına müsaade etmeyeceklerini vurguladı. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve süreci yavaşlatan şirketlerin ön lisanslarının iptal edilebileceği mesajını veren Yılmaz, "Lisans, size sağlanan bir hak olduğu kadar bir sorumluluktur. Hiç kimsenin Türkiye’nin kaynaklarını israf etmeye, vaktini çalmaya hakkı yoktur" dedi.
Depolama: Şebekenin "Frekans Sigortası"
Yenilenebilir enerji kaynaklarının kesintili üretim yapısına karşı depolama teknolojilerinin önemine de değinen Yılmaz, bu sistemlerin sadece enerji depolamakla kalmayıp şebeke güvenliği için de kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.
Yılmaz, "Şebekenin akıllı ve esnek olması artık bir zorunluluk. Depolama sistemleri şebekemizin 'frekans sigortası' ve dengeleme mekanizmasının en stratejik unsuru olmaya adaydır. Hedefimiz, depolamalı RES ve GES’leri, baz yük santralleri gibi güvenilir hale getirmektir" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin 2035 yılı için batarya depolama kapasitesi hedefinin yaklaşık 35 gigavat olduğunu belirten Yılmaz, 2022'deki kanun değişikliğiyle 33 gigavatlık depolamalı RES-GES projesi için kapasite tahsis edilerek bu yolda kritik bir eşiğin aşıldığını sözlerine ekledi.