Faiz indirimi beklentileri ve jeopolitik gerilimlerin gölgesinde giren 2026 yılı, emtia piyasalarında tarihi zirvelere sahne oluyor. Altın, gümüş ve bakır gibi kritik varlıklar, arz endişeleriyle ocak ayını rekor seviyelerde tamamladı.
BUGÜNKÜ HABERLER / EKONOMİ SERVİSİ
Küresel piyasalarda 2025 yılından devralınan yükseliş rüzgarı, 2026’nın ilk ayında şiddetini artırarak devam etti. Merkez bankalarının faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi ve küresel ekonomide bu yıl beklenen toparlanma sinyalleri, emtia fiyatlarını destekleyen ana unsurlar oldu. Ancak piyasaları asıl ateşleyen faktörler; devam eden jeopolitik riskler, arz tarafındaki kırılganlıklar ve ticaret savaşlarına dair endişeler olarak öne çıktı.
Yatırımcıların güvenli liman arayışı ve endüstriyel talep beklentileriyle şekillenen ocak ayında, değerli metallerden enerjiye kadar geniş bir yelpazede tarihi fiyatlamalar görüldü.
Değerli Metallerde Tarihi Zirveler
Ocak ayı, değerli metaller için kelimenin tam anlamıyla bir "altına hücum" dönemine dönüştü. Ons altın, yüzde 12,4’lük değer artışıyla Kasım 2009’dan bu yana en iyi aylık performansını sergilerken, 5 bin 598 dolar seviyesini görerek tarihi bir rekora imza attı. ABD ve İran arasındaki gerilimler, Fed’in gevşeme politikasına dair beklentiler ve ABD yönetiminin Grönland konusundaki diplomatik ısrarı, altını destekleyen jeopolitik risklerin başında yer aldı.
Gümüş ise hem finansal bir varlık hem de sanayi girdisi olma özelliğiyle altını geride bıraktı. Güneş paneli üretimindeki kritik rolü ve arzın talebi karşılayamayacağına dair raporların etkisiyle gümüş, ocak ayında yüzde 17,2 oranında değer kazandı. Fiyatlar 121,7 dolar ile tarihi zirveyi gördü. Özellikle ABD’nin gümrük vergisi tarifeleriyle ilgili belirsizlikler, yatırımcıların fiziksel gümüşe yönelmesine ve ABD'ye gümüş sevkiyatını artırmasına neden oldu.
Platin grubu metallerde de arz sıkıntıları fiyatları yukarı çekti. Güney Afrika’daki enerji sorunları ve sel felaketlerinin maden üretimini aksatmasıyla platin, 2 bin 923 dolar ile rekor tazeledi. Paladyum ise otomotiv sektöründeki talep canlılığıyla Ekim 2022'den bu yana en yüksek seviyesi olan 2 bin 168 doları test etti.
Bakırda "Tüm Zamanların" Rekoru
Küresel ekonominin barometresi olarak kabul edilen bakır, arz endişelerinin gölgesinde yıla hızlı bir giriş yaptı. Uluslararası piyasalarda bakırın libresi 6,6 dolara kadar yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü.
Şili’deki Mantoverde madeninde başlayan grevler ve ABD’ye yönelik yoğun metal akışının diğer bölgelerde arz sıkışıklığı yaratacağı korkusu, fiyatlamalarda belirleyici oldu. Çin ekonomisinin 2026’da iç teşviklerle toparlanacağı beklentisi ve yeşil enerji dönüşümünde bakıra duyulan ihtiyacın artması, sanayi metallerine olan ilgiyi canlı tutuyor.
Benzer şekilde alüminyum yüzde 5,7, nikel ise yüzde 5,2 oranında değer kazanırken; çinko yüzde 8,7’lik artışla dikkat çekti. Çin’deki büyüme beklentileri ve Rusya’ya yönelik yaptırımlar alüminyum fiyatlarını desteklerken, Endonezya’daki üretim riskleri nikel piyasasında arz fazlasına rağmen fiyatları yukarı taşıdı.
Enerji Piyasasında Tansiyon Yüksek
Enerji grubunda ise jeopolitik gerilimler ve hava koşulları etkili oldu. Brent petrol, artan risk algısıyla yüzde 14,5 değer kazanırken, doğal gaz piyasasında ABD kaynaklı sert hareketler yaşandı. New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gaz, yüzde 18,1 oranında artış kaydetti.
ABD’nin orta ve kuzeydoğu bölgelerinde etkili olan dondurucu soğuklar, ısınma amaçlı doğal gaz talebini zirveye taşıdı. Stokların azalması ve üretim bölgelerindeki hava muhalefeti, fiyatların 7,8 dolar seviyelerine çıkarak Eylül 2022’den bu yana en yüksek noktayı görmesine neden oldu. Uzmanlar, ABD’deki soğuk hava dalgasının sona ermesiyle fiyatlarda bir miktar gevşeme olabileceğini, ancak Avrupa’daki yüksek stoklara rağmen küresel enerji denkleminin hassaslığını koruduğunu belirtiyor.
Tarım Emtialarında Ayrışma
Tarım grubunda ise ocak ayında karışık bir seyir izlendi. Kakao, Batı Afrika’daki elverişli hava koşullarının rekolte beklentisini artırmasıyla yüzde 31,3 oranında sert bir düşüş yaşadı ve ton başına 3 bin 931 dolara geriledi. Kahve fiyatları da Brezilya’daki yağış beklentileriyle yüzde 4,7 değer kaybetti.
Buna karşın buğday, Kuzey Amerika’daki soğuk hava koşullarının üretime zarar vereceği endişesiyle yüzde 6,1 değer kazandı. Pirinç fiyatları ise ABD ihracatındaki artış ve güçlü talep beklentisiyle yüzde 11,1 yükseldi.