15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Emine Erdoğan: Tıbbın Geleceği, Teknolojinin İnsani Dokunuşla Harmanlanmasına Bağlı

Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen sempozyumda konuşan Emine Erdoğan, modern tıbbın giderek mekanikleştiği eleştirisinde bulundu. Erdoğan, teknolojinin sağladığı imkanların ancak insani değerler ve şefkatle birleştiğinde gerçek anlamda şifa sunabileceğini vurguladı.

Paylaş:
Emine Erdoğan: Tıbbın Geleceği, Teknolojinin İnsani Dokunuşla Harmanlanmasına Bağlı

Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen sempozyumda konuşan Emine Erdoğan, modern tıbbın giderek mekanikleştiği eleştirisinde bulundu. Erdoğan, teknolojinin sağladığı imkanların ancak insani değerler ve şefkatle birleştiğinde gerçek anlamda şifa sunabileceğini vurguladı.

ANKARA – Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen "Tıp ve Kültür-Sanat Sempozyumu"na katılarak sağlık, sanat ve bilim ilişkisi üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Sağlık Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte Erdoğan, tıp ilminin sadece teknik bir süreçten ibaret olmadığını, insanı merkeze alan bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

"Modern Dünyada İnsan Hikayeleri İstatistiklerde Kayboluyor"

Konuşmasında modern tıbbın günümüzdeki durumuna dair eleştirel bir perspektif sunan Emine Erdoğan, teknolojik ilerlemelerin ve dijital dönüşümün hayatı kökten değiştirdiğini, ancak bu süreçte bazı insani değerlerin aşındığını ifade etti.

Tıbbın küresel ölçekte standartlara hapsedilerek mekanikleştiğine dikkat çeken Erdoğan, "İnsanların sadece ‘tamir edilen’ bedenlerden ibaret görüldüğü bir sürece şahit oluyoruz. Semptomlar ve tahliller titizlikle değerlendiriliyor ancak bunların ardındaki insan manzaraları gözden kaçıyor. Modern dünyada insan hikayeleri; rakamların, kesirlerin ve istatistiklerin içinde kayboluyor," dedi.

"Şifa Sadece Bedende Değil, Ruhta da Aranmalı"

Emine Erdoğan, hekimlik mesleğinin tarih boyunca sadece reçete yazmakla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bir bilgelik ve hikmet mesleği olduğunu hatırlattı. Selçuklu ve Osmanlı dönemindeki darüşşifa geleneğinden örnekler veren Erdoğan, geçmişte müziğin, su sesinin ve güzel kokuların tedavi süreçlerine dahil edildiğini anımsattı.

Geçmiş medeniyetlerin hastaya yaklaşımının günümüz için önemli bir referans olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ecdadımız afiyette olma halini sadece organların sıhhatiyle sınırlamamış, onu insanın varoluşunun tamamında aramıştır. Beden ve ruhun ahengini insanın terazisi saymışlardır. Bugün ise materyalist bakış açısı tedaviyi performansa indirgerken; umudu, teselliyi ve maneviyatın iyileştiriciliğini dışlayabiliyor."

"Teknoloji ve İnsani Dokunuş Birleşmeli"

Erdoğan, hekim ve hasta arasındaki ilişkinin muayene odasının fiziksel sınırlarını aştığını vurgulayarak, hastaların en kırılgan anlarında hekimin rehberliğine ve şefkatine ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.

Tıbbın geleceği için vizyonunu ortaya koyan Erdoğan, "Teknolojinin sunduğu imkanları, insani bir dokunuşla genişletecek her yaklaşım, hem tıbbın hem de insanlığın geleceği için vazgeçilmezdir. İnanıyorum ki tıp ilmi; sanattan, edebiyattan ve felsefeden beslendikçe, insanı bir bütün olarak iyileştiren özünü koruyacaktır," ifadelerini kullandı.

Program kapsamında "Kadın Eliyle Taşa İşlenen Şifa-Darüşşifaların Banileri ve Çiçeklerin Dili" sergisini de gezen Emine Erdoğan’a, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da eşlik etti. Sempozyumun, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonuna katkı sunması hedefleniyor.