1 Mart 2026 Pazar
Haber

El Halil İmamı 32 Yıl Sonra O Kanlı Sabahı Anlattı: "Secdedekiler Birer Birer Düştü"

Harem-i İbrahim Camisi katliamının tanığı ve dönemin imamı Şeyh Adil İdris, 32 yıl önce yaşanan ve tarihe kara bir leke olarak geçen saldırıyı anlattı. İdris, ibadet edenlerin secde halindeyken kurşunların hedefi olduğunu belirterek, "Her yer kana bulandı, kardeşim de o sabah şehit düştü" dedi.

Paylaş:
El Halil İmamı 32 Yıl Sonra O Kanlı Sabahı Anlattı: "Secdedekiler Birer Birer Düştü"

Harem-i İbrahim Camisi katliamının tanığı ve dönemin imamı Şeyh Adil İdris, 32 yıl önce yaşanan ve tarihe kara bir leke olarak geçen saldırıyı anlattı. İdris, ibadet edenlerin secde halindeyken kurşunların hedefi olduğunu belirterek, "Her yer kana bulandı, kardeşim de o sabah şehit düştü" dedi.

İsrail işgali altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde, 25 Şubat 1994 sabahı Harem-i İbrahim Camisi’nde gerçekleşen ve tarihe "El Halil Katliamı" olarak geçen saldırının üzerinden 32 yıl geçti. O dönem caminin imamı olan Şeyh Adil İdris, sabah namazı sırasında fanatik bir Yahudi yerleşimcinin gerçekleştirdiği ve 29 Filistinlinin hayatını kaybettiği o dehşet anlarını, hafızasında ilk günkü tazeliğiyle koruduğunu belirtti.

"Tehditler Alıyorduk"

Katliamın yaşandığı Ramazan ayının 15'inci günü olan o Cuma sabahını anlatan İdris, saldırı öncesinde bölgede gerginliğin had safhada olduğunu ifade etti. İdris, olay gününden önce Filistinlilerin ertesi gün bir saldırı olabileceğine dair tehditler aldığını, o sabah camiye giderken de olağanüstü kısıtlamalarla karşılaştıklarını kaydetti.

Camiye yaklaşık 600 metre mesafedeki evinden kardeşleri Selim ve Velid ile eniştesini de yanına alarak çıktığını belirten İdris, İsrail güçlerinin o gece kadınların caminin ana bölümlerine girmesini engellediğini ve onları farklı bir kısma yönlendirdiğini aktardı.

"Kurşunlar Rüku ve Secdedekilere Yağdı"

Sabah namazının farzını kıldırdığı sırada, arkalarından silah seslerinin yükseldiğini belirten İdris, İsrail ordusunda doktor ve subay olarak görev yapan fanatik Yahudi yerleşimci Baruch Goldstein'in ibadet edenlerin üzerine ateş açtığını söyledi.

Dehşet anlarını anlatan İdris, "Kurşunlar rüku ve secdede olanlara isabet etti; ibadet edenler cami içinde birer birer yere düştü ve her yer kana bulandı" ifadelerini kullandı. Saldırıda kardeşi Selim'in de aralarında bulunduğu 29 kişinin hayatını kaybettiğini, diğer kardeşi Velid'in ise kolundan vurularak yaralandığını belirten İdris, o sabahın kendisi için hayatının dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Saldırının sadece cami içiyle sınırlı kalmadığını, olay sonrası dışarıda ve El-Ehli Hastanesi önünde de ateş açıldığını hatırlatan İdris, bu saldırılarda da ek can kayıpları yaşandığını dile getirdi.

Katliamdan Sonra Gelen "Cezalandırma" Politikası

Şeyh İdris, katliamın ardından İsrail makamlarının mağdurları cezalandıran bir politika izlediğine dikkat çekti. Saldırı sonrası caminin 9 ay boyunca ibadete kapatıldığını belirten İdris, kurulan soruşturma komisyonunun kararlarının tamamen adaletsiz olduğunu savundu.

Bu kararlar neticesinde caminin yüzde 54’lük kısmının sinagoga dönüştürülerek Yahudi yerleşimcilere tahsis edildiğini hatırlatan İdris, Müslümanların ibadet hakkının kısıtlandığını, elektronik kapılar yerleştirildiğini ve ezanın dahi belirli zamanlarda engellendiğini ifade etti.

"Süregelen Bir Katliam Var"

Aradan geçen 32 yıla rağmen Harem-i İbrahim Camisi üzerindeki baskıların son bulmadığını vurgulayan İdris, 1994'ten bu yana alınan tedbirlerin caminin İslami kimliğini değiştirmeye yönelik olduğunu belirtti.

Mevcut durumu "süregelen bir katliam" olarak nitelendiren İdris, "Caminin statüsünü değiştirmeye yönelik girişimler ve baskılar bugün de farklı şekillerde devam ediyor. Allah'tan bu camiyi her türlü saldırıdan korumasını diliyoruz" şeklinde konuştu.

El Halil'in merkezinde bulunan ve Müslümanlar için Mescid-i Aksa'dan sonraki en kutsal mekanlardan biri sayılan Harem-i İbrahim, bugün hala İsrail'in sıkı güvenlik kontrolleri ve kısıtlamaları altında ibadete açık tutulmaya çalışılıyor.