Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ekonomik güven endeksi, 2026 yılının ilk ayında değişim göstermeyerek 99,4 seviyesinde sabit kaldı. Endeks, iyimserlik eşiği olan 100 puanın hemen altındaki seyrini koruyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini kamuoyu ile paylaştı. Açıklanan verilere göre, ekonomik görünümdeki genel beklentiyi yansıtan endeks, yeni yıla durağan bir başlangıç yaptı. Aralık 2025’te 99,4 olan endeks değeri, Ocak ayında da aynı seviyeyi koruyarak istikrarını sürdürdü.
Hizmet ve İnşaatta İyimserlik Arttı
Endeksin alt kalemleri incelendiğinde, sektörler arasında farklılaşan eğilimler dikkat çekti. Ocak ayında en belirgin toparlanma hizmet ve inşaat sektörlerinde görüldü.
Hizmet sektörü güven endeksi, aylık bazda yüzde 1,3 oranında artış kaydederek 113,8 değerine ulaştı. Benzer şekilde, inşaat sektörü güven endeksi de yüzde 1,5'lik yükselişle 85,7 seviyesine çıktı. Tüketici güven endeksi ise sınırlı bir iyileşme göstererek yüzde 0,3 artışla 83,7 olarak gerçekleşti.
Reel Kesim ve Perakendede Düşüş
Diğer yandan, üretimin kalbi olan imalat sanayi ve ticaret tarafında gevşeme kaydedildi. Reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi, Ocak ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,7 azalarak 103 seviyesine geriledi.
En sert düşüş ise perakende ticaret kanadında yaşandı. Perakende ticaret sektörü güven endeksi, yüzde 2,4 oranında değer kaybederek 112,6'ya indi. Bu düşüşe rağmen hem reel kesim hem de perakende ticaret endekslerinin 100 değerinin üzerinde seyretmesi, bu sektörlerdeki iyimserliğin -güç kaybetse de- devam ettiğini gösteriyor.
Veriler Ne Anlama Geliyor?
Ekonomik güven endeksi, tüketicilerin ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirmelerini, beklentilerini ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik gösterge olarak kabul ediliyor.
Endeksin 100'den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100'den küçük olması ise kötümserliği işaret ediyor. Ocak ayında kaydedilen 99,4'lük değer, ekonomik güvenin "kötümserlik" sınırında, ancak iyimserlik eşiğine oldukça yakın bir noktada dengelendiğini ortaya koyuyor.