15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Edebiyatın "Eşikteki" Kalemi: Afet Ilgaz Vefatının 11. Yılında Anılıyor

Toplumcu gerçekçi öykülerden metafizik arayışlara uzanan, Türk edebiyatının özgün ve güçlü kalemlerinden Afet Ilgaz, vefatının 11. yılında edebi mirası ve fikir mücadelesiyle hatırlanıyor.

Paylaş:
Edebiyatın "Eşikteki" Kalemi: Afet Ilgaz Vefatının 11. Yılında Anılıyor

Toplumcu gerçekçi öykülerden metafizik arayışlara uzanan, Türk edebiyatının özgün ve güçlü kalemlerinden Afet Ilgaz, vefatının 11. yılında edebi mirası ve fikir mücadelesiyle hatırlanıyor.

Türk edebiyatında hikâye ve roman türünde verdiği eserlerle silinmez izler bırakan yazar Afet Ilgaz’ın aramızdan ayrılışının üzerinden 11 yıl geçti. 16 Ocak 2015 tarihinde hayatını kaybeden Ilgaz, yarım asrı aşan yazın hayatında, Türkiye’nin geçirdiği toplumsal dönüşümlere tanıklık eden ve bu değişimleri kendi iç dünyasındaki yolculukla harmanlayan nadir isimlerden biri olarak kabul ediliyor.

Öğretmenlikten Edebiyat Dünyasına

1937 yılında Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde dünyaya gelen Afet Ilgaz, eğitim hayatının ardından bir süre öğretmenlik ve kütüphanecilik yaptı. Ancak onu asıl tanımlayan kimliği, henüz genç yaşlarda adım attığı edebiyat dünyası oldu. İlk hikâyeleri 1950’li yıllarda çeşitli dergilerde yayımlanan yazar, özellikle 1960’lı yıllarda edebiyat çevrelerinde adından söz ettirmeye başladı.

Ilgaz’ın edebiyatımızdaki yerini sağlamlaştıran en önemli eserlerinden biri, 1965 yılında Türk Dil Kurumu Hikâye Ödülü’nü kazandığı "Başörtülüler" adlı kitabı oldu. Yazar bu dönemde, toplumcu gerçekçi bir çizgide, halkın gündelik sorunlarını, kadınların sıkışmışlığını ve taşra insanının dünyasını yalın bir dille aktardı. "Toprak İnsanları" ve "Halk Hikâyeleri" gibi eserleri, onun gözlem gücünü ve toplumsal duyarlılığını ortaya koyan metinler olarak kayıtlara geçti.

İdeolojik Dönüşüm ve Yeni Bir Yol

Afet Ilgaz’ın hayatı ve sanatı, yalnızca edebi üretkenliğiyle değil, geçirdiği fikri dönüşümle de dikkat çekti. Yazarlık kariyerinin ilk dönemlerinde sol ve toplumcu bir çizgide eserler veren Ilgaz, ilerleyen yıllarda manevi bir arayışa yöneldi. Bu süreç, onun kalemini tasavvufi ve İslami temalarla buluşturdu.

Bu dönüşüm, yalnızca bireysel bir tercih olarak kalmadı, eserlerine de doğrudan yansıdı. "Yol", "Yolcu" ve "Menekşelendi Sular" gibi kitaplarında, modern bireyin manevi boşluğunu ve inançla kurduğu ilişkiyi irdeledi. Kendi hayatındaki bu "aşama"ları, okurlarıyla samimi bir dille paylaştı.

Siyasette Bir Öncü

Yazarlığının yanı sıra, fikirlerini siyasi arenada da dile getirmekten çekinmeyen Ilgaz, 1990’lı yıllarda aktif siyasette rol aldı. Refah Partisi çatısı altında çalışmalar yürüten yazar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday gösterilerek, muhafazakâr siyaset kanadında vitrine çıkan ilk kadın figürlerden biri oldu.

Çalkantılı bir hayat süren ve bir dönem ünlü yazar Rıfat Ilgaz ile evli kalan Afet Ilgaz, geride romanlar, hikâyeler, çocuk kitapları ve gazete yazılarından oluşan geniş bir külliyat bıraktı. "Eşiktekiler" ile başlayan yazın serüveni, Türkiye’nin sosyolojik katmanları arasında gezinen bir aydının portresini çizdi.

16 Ocak 2015’te İstanbul’da hayata veda eden Afet Ilgaz, bugün de eserlerindeki derinlik ve yaşadığı döneme ayna tutan tanıklığıyla edebiyatseverlerin belleğindeki yerini koruyor.