Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Türkiye'nin uyguladığı makroekonomik istikrar programının büyüme ve enflasyonla mücadele hedefleri arasında başarılı bir denge kurduğunu vurgulayarak, 2026 yılı için büyüme tahminini yukarı yönlü revize etti.
Bugünkü Haberler / Ekonomi Servisi
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Türkiye ekonomisine yönelik son raporunda, uygulanan ekonomi politikalarına dair olumlu sinyaller verdi. Banka, Türkiye'nin 2026 yılına ilişkin büyüme beklentisini yukarı yönlü revize ederek yüzde 4 seviyesine çıkardı. Bu revizyon, uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye'nin orta vadeli ekonomik görünümüne duyduğu güvenin arttığına işaret ediyor.
İstikrar Programı Meyvelerini Veriyor
EBRD tarafından yayımlanan son Bölgesel Ekonomik Görünüm raporunda, Türkiye'nin mevcut ekonomi yönetiminin kararlılıkla uyguladığı makroekonomik istikrar programına dikkat çekildi. Raporda, söz konusu programın hem sürdürülebilir büyümeyi desteklediği hem de enflasyonun düşürülmesi (dezenflasyon) sürecini sekteye uğratmadan ilerlediği vurgulandı.
Banka analistlerine göre, Türkiye ekonomisi sıkı para politikası koşullarına rağmen dayanıklılığını koruyor. Özellikle iç talep ve üretim dengesinin, enflasyonla mücadele hedefleriyle uyumlu bir patikada ilerlemesi, büyüme tahminlerindeki bu iyimser revizyonun temel gerekçesi olarak gösteriliyor.
Enflasyon ve Büyüme Dengesi
Raporda öne çıkan en kritik tespitlerden biri, büyüme ve enflasyon arasındaki hassas dengenin korunması oldu. EBRD, Türkiye'nin "büyüme ve enflasyonun düşürülmesi hedeflerini dengelediğini" belirterek, ortodoks politikalara dönüşün ve mali disiplinin risk primlerini düşürdüğüne atıfta bulundu.
2026 yılı için belirlenen yüzde 4'lük büyüme tahmini, Türkiye'nin potansiyel büyüme oranlarına yakınsaması açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu oranın yakalanması durumunda hem istihdam piyasasında iyileşmenin süreceğini hem de yabancı sermaye girişlerinin hızlanabileceğini öngörüyor.
Bölgesel Görünüm ve Türkiye'nin Pozisyonu
EBRD'nin faaliyet gösterdiği bölgeler arasında Türkiye, büyük ve dinamik yapısıyla ayrışmaya devam ediyor. Banka, küresel ticaretteki toparlanma emareleri ve Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki (özellikle Avrupa) beklenen canlanmanın da 2026 büyümesine pozitif katkı sunacağını öngörüyor.
Yatırımcılar ve piyasa aktörleri açısından EBRD'nin bu güncellemesi, Türkiye'nin risk algısının iyileştiğine dair güçlü bir teyit niteliği taşıyor. Önümüzdeki dönemde, yapısal reformların hızı ve enflasyondaki düşüş eğiliminin kalıcılığı, bu büyüme tahminlerinin gerçekleşmesinde belirleyici rol oynayacak.