Dijitalleşme ile birlikte geleneksel baskı ve yazı kağıtlarına olan ihtiyaç azalırken, e-ticaret hacmindeki rekor artış, kağıt endüstrisinde ibreyi karton ve oluklu mukavva ambalaj üretimine döndürdü.
BUGÜNKÜ HABERLER / EKONOMİ SERVİSİ — Dijital dönüşüm ve tüketici alışkanlıklarındaki köklü değişimler, kağıt endüstrisinde dengeleri yeniden kuruyor. Yıllardır basım ve yayın sektörünün domine ettiği kağıt tüketimi, yerini hızla lojistik ve perakende odaklı ambalaj çözümlerine bırakıyor. Sektör temsilcileri, özellikle e-ticaretin getirdiği devasa kargo trafiğinin, oluklu mukavva ve karton ambalajı sektörün yeni lokomotifi haline getirdiğini belirtiyor.
Üretim Hacminde Rekor Artış Beklentisi
Kağıt endüstrisinin son on yılda geçirdiği dönüşüm, üretim rakamlarına da yansımış durumda. Kağıt Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (AGED) verilerine göre, geri dönüşümlü kağıt sanayisindeki üretim hacmi son 10 yılda yüzde 300 oranında büyüyerek 7,5 milyon tonu aştı. Sektördeki bu ivmenin devam etmesi ve 2030 yılına gelindiğinde üretim hacminin 10 milyon ton barajını geçmesi bekleniyor.
AGED Başkanı Mahmut Ciğer, kağıt, karton ve oluklu mukavvanın maliyet avantajı ve kolay işlenebilirliği sayesinde ambalaj sanayisinin vazgeçilmezi olduğunu vurguladı. Ciğer'e göre bu simbiyotik ilişki, kağıt sektörünü gıda, perakende ve lojistik gibi dev endüstrilerin büyümesine doğrudan katkı sağlayan stratejik bir konuma taşıdı.
E-Ticaret Ambalaj Pazarı 3 Milyar Dolara Koşuyor
Covid-19 salgınıyla başlayan e-ticaret patlaması, 2025 yılında da hız kesmeden devam ediyor. Dijitalleşmenin perakendeyi çevrim içi kanallara kaydırması, her bir gönderi için ayrı bir kutu ve paketleme ihtiyacı doğuruyor.
Mevcut verilere göre, Türkiye e-ticaret ambalaj pazarının 2024 yılı büyüklüğü yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Uzun vadeli projeksiyonlar ise pazarın yıllık ortalama yüzde 16 büyüme ile 2033 yılına kadar 3 milyar dolar seviyesine ulaşacağını gösteriyor. Küresel karton pazarının ise 2025 itibarıyla 447 milyar doları aştığı belirtiliyor.
Türkiye kağıt sektörünün toplam ekonomik büyüklüğünün 12 milyar dolara ulaştığını belirten Ciğer, alınan önlemlerle sektörün zorlu dönemlerde dahi direnç göstererek ülke ekonomisine net katkı sağladığını ifade etti. Ayrıca geri dönüşüm odaklı üretim sayesinde yılda yaklaşık 130 milyon ağacın kesilmesinin önlendiği, sektörün çevresel sürdürülebilirliğe olan katkısının da altı çizildi.
Tüketici Alışkanlıkları Ambalajın Yapısını Değiştirdi
Fiziksel mağazacılıktan dijital sipariş modeline geçiş, sadece ambalajın miktarını değil, niteliğini de değiştirdi. Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD) Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran, mağaza rafı için tasarlanan ambalaj ile kargo sürecine uygun lojistik ambalajın tamamen farklı gereksinimlere sahip olduğunu belirtti.
Duran, "Dayanıklılık, hafiflik ve ürün koruma özellikleri yüksek karton ambalajlara talep arttı. İş yapma şekli ve tüketim alışkanlıkları değişti. Sürdürülebilir malzemelere yönelim hızlandı" değerlendirmesinde bulundu.
Küresel ölçekte baskı ve yazı kağıtlarındaki daralmanın, ambalajın yükselişiyle eş zamanlı gerçekleştiğine dikkat çeken Duran, Türkiye'de de benzer bir tablonun hakim olduğunu; baskı kağıtlarının payı gerilerken, ambalaj amaçlı kullanımın istikrarlı bir şekilde arttığını kaydetti.
Türkiye Yatırımda Polonya ile Yarışıyor
Sektördeki büyüme potansiyeli, yatırımların yönünü de belirliyor. 2024 sonrası dönemde Avrupa genelinde kağıt ve ambalaj sektöründe en yüksek büyüme potansiyeline sahip iki ülke olarak Türkiye ve Polonya öne çıkıyor. Polonya'nın AB fonlarıyla desteklendiği, Türkiye'nin ise kendi sanayi gücü ve iç yatırımlarıyla büyüdüğü belirtiliyor.
Mevcut göstergeler ışığında Türkiye'nin, 2029 yılına kadar kapasite artışı ve modernizasyon açısından bölgenin en hızlı büyüyen ülkelerinden biri olması bekleniyor. Ancak sektör temsilcileri, ham madde tedarikindeki fiyat dalgalanmaları ve enerji maliyetlerinin tedarik zinciri üzerinde baskı yaratabileceği konusunda da uyarılarda bulunuyor. Türkiye'de kağıt-karton ambalaj tarafında geri kazanım oranlarının yüzde 70 seviyelerine ulaştığı, Avrupa'da ise bu oranın yüzde 87 olduğu hatırlatılarak, yerli geri dönüşüm ekosisteminin daha da güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.