Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Orta Doğu'da enerji santralleri ve sanayi bölgelerini hedef alan son saldırıların ardından, sızan kimyasalların ölümcül sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda acil bir uyarı yayımladı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ABD ve İsrail'in İran'ı hedef almasının ardından bölge geneline yayılan çatışmaların yarattığı yeni ve ciddi bir tehlikeye dikkat çekti. Örgüt, özellikle enerji santralleri ve sanayi bölgelerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların sivil halk üzerinde yıkıcı sağlık sorunlarına yol açmaya başladığını duyurdu.
DSÖ'nün resmi X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden yapılan açıklamada, çatışmaların sınırları aştığı ve birçok ülkede son derece tehlikeli boyutlara ulaştığı vurgulandı. Kimyasalların kullanıldığı veya depolandığı kritik altyapı tesislerinin vurulmasının, kimyasal felaketlerin ilk etkilerini şimdiden gün yüzüne çıkardığı ifade edildi.
Ölümcül Semptomlar ve Risk Altındaki Gruplar
Saldırılar sonucu çevreye yayılan kimyasalların insan vücudunda yarattığı tahribata dair net bulgular paylaşan DSÖ yetkilileri; cilt, göz ve solunum yolu tahrişi, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi ve kusma gibi belirtilerin yaygınlaştığını bildirdi. Durumun daha ağır seyrettiği vakalarda ise solunum yetmezliği, nöbet geçirme, koma ve hatta ölümlerin yaşandığı kaydedildi.
Özellikle çocukların, yaşlıların ve hamile kadınların bu zehirli sızıntılara karşı en savunmasız grubu oluşturduğu ve bir an önce koruma altına alınmaları gerektiği belirtildi. Ayrıca yaşanan bu fiziksel travmaların yanı sıra, bölge halkının ciddi bir zihinsel stres altında olduğu da raporda yer alan bulgular arasında yer aldı.
DSÖ'den Acil Durum Hazırlığı
Ortaya çıkan bu ağır tablo karşısında harekete geçen Dünya Sağlık Örgütü, bölge ülkeleriyle koordinasyon halinde olduklarını açıkladı. Yapılan açıklamada, "Ülkelerin kimyasal, biyolojik, nükleer veya radyolojik olaylara karşı hazırlık kapasitelerini artırmaları için onlarla birlikte çalışıyoruz. Bu süreç, sağlık çalışanlarının kriz anında ne yapacaklarını bilmelerini ve kendilerini koruyacak donanıma sahip olmalarını da kapsıyor" denildi.
Bölgedeki gerilimin sanayi alanlarını hedef almaya devam etmesi durumunda, yaşanabilecek çevre ve sağlık felaketlerinin boyutunun daha da büyümesinden endişe ediliyor. Uzmanlar, endüstriyel tesislerin çatışma bölgelerinden izole edilmesinin sivil can kayıplarını önlemek adına hayati önem taşıdığının altını çiziyor.