15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

DSÖ’den Kritik Uyarı: Alkol Kaynaklı Ölümler 2,6 Milyonu Buldu, Vergiler Yetersiz

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), alkolün zararlı kullanımının yılda milyonlarca can aldığını açıkladı. Örgüt, mevcut vergi sistemlerinin yetersizliği nedeniyle alkollü ve şekerli içeceklerin giderek daha ulaşılabilir hale geldiğini, bu durumun küresel halk sağlığı üzerinde ağır bir maliyet yarattığını vurguladı.

Paylaş:
DSÖ’den Kritik Uyarı: Alkol Kaynaklı Ölümler 2,6 Milyonu Buldu, Vergiler Yetersiz

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), alkolün zararlı kullanımının yılda milyonlarca can aldığını açıkladı. Örgüt, mevcut vergi sistemlerinin yetersizliği nedeniyle alkollü ve şekerli içeceklerin giderek daha ulaşılabilir hale geldiğini, bu durumun küresel halk sağlığı üzerinde ağır bir maliyet yarattığını vurguladı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayımlanan son rapor, alkol tüketiminin küresel çapta yarattığı yıkıcı tabloyu gözler önüne serdi. Cenevre merkezli örgütün verilerine göre, her yıl yaklaşık 2,6 milyon kişi alkolün zararlı kullanımı nedeniyle hayatını kaybediyor. Rapor, sadece can kayıplarına odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda zayıf vergi politikalarının bu ölümcül tabloyu nasıl beslediğine dair çarpıcı analizler içeriyor.

Sağlığa Zararlı Ürünler Ucuzluyor

DSÖ’nün raporunda dikkat çekilen en önemli noktalardan biri, alkollü ve şekerli içeceklerin fiyatlandırma politikalarındaki dengesizlik oldu. Hükümetlerin uyguladığı vergi oranlarının, enflasyon ve gelir artışı karşısında yetersiz kaldığına işaret edildi. Bu durumun, zararlı ürünlerin 2022 yılından bu yana birçok ülkede reel olarak ucuzlamasına veya fiyatının sabit kalarak alım gücüne kıyasla daha erişilebilir hale gelmesine yol açtığı belirtildi.

Örgüt, düşük fiyatların özellikle çocuklar ve genç yetişkinler arasında tüketimi teşvik ettiğini, bunun da obezite, diyabet, kalp hastalıkları, kanser ve trafik kazaları gibi önlenebilir sağlık sorunlarını ve yaralanmaları artırdığını kaydetti.

Avrupa'da Şarap Vergilendirmesi Dikkat Çekiyor

Rapordaki verilere göre, küresel çapta en az 167 ülke alkollü içecekleri vergilendirirken, 12 ülke alkolü tamamen yasaklamış durumda. Ancak vergilendirme yöntemlerindeki boşluklar göze çarpıyor. Özellikle şarap, belirgin sağlık riskleri taşımasına rağmen, çoğu Avrupa’da bulunan en az 25 ülkede vergiden muaf tutuluyor.

Küresel ölçekte tüketim vergisi paylarına bakıldığında ise bira için medyan vergi payı yüzde 14, sert alkollü içkiler için ise yüzde 22,5 seviyesinde seyrediyor. DSÖ, bu oranların caydırıcılıktan uzak olduğunu savunuyor.

"3’e 35 Girişimi": Hedef Fiyatları Artırmak

DSÖ, bu tabloyu tersine çevirmek için "3’e 35" adını verdiği yeni bir girişimi devreye soktu. Bu strateji, tütün, alkol ve şekerli içeceklerden oluşan üç temel ürün grubunun gerçek fiyatlarını, 2035 yılına kadar vergi artışları yoluyla en az yüzde 50 oranında yükseltmeyi hedefliyor.

Temmuz 2025’te tam kapsamlı olarak hayata geçirilmesi planlanan girişim, ülkeleri vergi sistemlerini yeniden tasarlamaya çağırıyor. Amaç, zararlı ürünleri zaman içinde daha az ulaşılabilir hale getirerek bulaşıcı olmayan hastalıkların yükünü hafifletmek.

"Daha Ucuz Alkol, Daha Fazla Şiddet Demek"

Raporla ilgili değerlendirmelerde bulunan DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sağlık vergilerinin hayat kurtarmak için en güçlü araçlardan biri olduğunu vurguladı. Ghebreyesus, "Hükümetler bu ürünler üzerindeki vergileri artırarak hem zararlı tüketimi azaltabilir hem de sağlık hizmetleri için ek gelir elde edebilir," ifadelerini kullandı.

DSÖ Sağlık Belirleyicileri Departmanı Direktörü Etienne Krug ise ekonomik maliyetin altını çizerek, "Daha uygun fiyatlı alkol; şiddeti, yaralanmaları ve hastalıkları artırıyor. Sektör kar elde ederken, bunun sağlık ve ekonomik faturasını toplum ödüyor," uyarısında bulundu.

Şekerli İçecekler ve Su Paradoksu

Raporun kapsamı sadece alkolle sınırlı kalmadı. Şekerli içeceklerin vergilendirilmesi konusunda da ciddi eksiklikler olduğu belirtildi. Birçok ülkede şekerli gazlı içeceklerdeki vergi yükü, ürün fiyatının sadece yüzde 2'sine denk geliyor. Ayrıca yüzde 100 meyve suları ve şekerli sütlü içecekler gibi yüksek şeker içeren pek çok ürünün vergiden muaf tutulduğu tespit edildi.

Raporda dikkat çeken bir diğer detay ise suyun vergilendirilmesi oldu. Alkolsüz içeceklere özel tüketim vergisi uygulayan ülkelerin neredeyse yarısının, ambalajlı suyu da vergi kapsamına aldığına değinilen raporda, "Su gibi sağlıklı alternatiflerin tüketimi teşvik edilmeli, vergilendirilmemeli" çağrısı yapıldı.