15 Temmuz 2026 Çarşamba
Haber

DSÖ’den Kritik Uyarı: 2050’ye Kadar Yıllık Kanser Vakaları 35 Milyona Ulaşabilir

Dünya Sağlık Örgütü, acil önlemler alınmadığı takdirde küresel çapta yıllık yeni kanser vakası sayısının 2050 yılına kadar yaklaşık 35 milyona ulaşmasının beklendiğini duyurdu.

Paylaş:
DSÖ’den Kritik Uyarı: 2050’ye Kadar Yıllık Kanser Vakaları 35 Milyona Ulaşabilir

Dünya Sağlık Örgütü, acil önlemler alınmadığı takdirde küresel çapta yıllık yeni kanser vakası sayısının 2050 yılına kadar yaklaşık 35 milyona ulaşmasının beklendiğini duyurdu.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) iş birliğiyle hazırlanan "2026 Küresel Kanser Durum Raporu" kamuoyuna açıklandı. Raporda, dünya genelinde milyonlarca insanın kanserin getirdiği fiziksel, duygusal ve mali yüklerle mücadele ettiğine dikkat çekildi.

Kanser nedeniyle her gün 26 binden fazla insanın hayatını kaybettiği belirtilen raporda, dünya genelinde her yıl ortalama 20,6 milyon yeni vaka tespit edildiği ve yaklaşık 10 milyon kişinin bu hastalık sebebiyle yaşamını yitirdiği kaydedildi. Kanser, kalp-damar hastalıklarının ardından dünya genelinde ikinci en yaygın ölüm nedeni olma özelliğini koruyor.

Tedaviye Erişimde Küresel Eşitsizlik Sürüyor

Raporda, kanserin önlenmesi, teşhisi, tedavisi ve destekleyici bakım hizmetlerine erişim noktasında ülkeler arasında derin eşitsizliklerin yaşandığı vurgulandı. Bu eşitsizlikler nedeniyle milyonlarca insanın hayati önem taşıyan sağlık hizmetlerinden mahrum kaldığı ifade edildi.

Verilere göre, yüksek gelir grubundaki ülkelerde meme kanseri teşhisi konulan kadınların 5 yıl hayatta kalma oranı yüzde 87 seviyesindeyken, bu oran düşük gelirli ülkelerde yüzde 42'ye kadar geriliyor. Ayrıca dünya genelindeki ülkelerin üçte birinden daha azında kanser tedavisi evrensel sağlık sigortası kapsamına alınıyor.

Kanser Yükünün Yarısından Fazlası Asya'da

Kanser vakalarının ve ölümlerinin coğrafi dağılımındaki dengesizlik de raporda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Asya kıtası, geniş nüfusunun da etkisiyle 2024 yılında küresel kanser vakalarının yüzde 50,7'sine ve ölümlerin yüzde 56,5'ine ev sahipliği yaparak en büyük payı aldı.

Avrupa ise dünya nüfusunun yalnızca yüzde 9’unu barındırmasına karşın, küresel kanser vakalarının yüzde 21’ini ve ölümlerin yüzde 20’sini oluşturarak orantısız şekilde yüksek bir yük taşıdı. Afrika ülkeleri ile Asya'nın bazı bölgelerinde ise vaka oranlarının görece düşük olmasına rağmen, ölüm oranlarının yüksek olması dikkat çekti.

En Yaygın Tür Akciğer Kanseri

Akciğer kanseri, küresel ölçekte kansere bağlı ölümlerin en büyük nedeni olmaya devam ediyor. Erkeklerde akciğer, prostat ve kolorektal kanserler en sık görülen türler olurken; kadınlarda ise meme, akciğer ve kolorektal kanserler toplam vaka yükünün büyük bir kısmını oluşturuyor.

Dünya genelindeki kanser vakalarının yaklaşık dörtte birinin önlenebilir risk faktörleriyle doğrudan bağlantılı olduğu belirtildi. Bu faktörler arasında insan papillomavirüsü (HPV), hepatit B ve C ile Helicobacter pylori gibi enfeksiyonların yanı sıra alkol ve tütün kullanımı, yüksek vücut kitle indeksi ve yetersiz fiziksel aktivite yer alıyor.

Siyasi Kararlılık Artış Gösteriyor

Raporda, ülkelerin kanserle mücadele konusundaki siyasi kararlılıklarında artış yaşandığına da değinildi. Ulusal kanser kontrol planına sahip olan ülkelerin oranı 2010 yılında yüzde 50 seviyesindeyken, bu oranın günümüzde yüzde 82'ye yükseldiği bilgisi paylaşıldı.

Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, kanserin neredeyse herkesi doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen son derece kişisel bir hastalık olduğunu belirtti. Ghebreyesus, bir hastanın kanserden kurtulma şansının nerede doğduğuna veya gelir düzeyine bağlı olmaması gerektiğini vurgulayarak, raporda gözler önüne serilen eşitsizliklerin kaçınılmaz olmadığını ve daha güçlü, kararlı adımlarla bu tablonun tersine çevrilebileceğini ifade etti.