İtalya, Fransa, Almanya ve İngiltere, yayımladıkları ortak bildiriyle İsrail'i Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim politikalarından vazgeçmeye çağırdı. Açıklamada, bölgede artan yerleşimci şiddetinin benzeri görülmemiş bir düzeye ulaştığı ve iki devletli çözüm ihtimalini derinden sarstığı vurgulandı.
İtalya, Fransa, Almanya ve İngiltere liderleri, Filistin toprağı olan Batı Şeria'da her geçen gün kötüleşen güvenlik ve insan hakları durumuna ilişkin ortak bir yazılı açıklama yayımladı. İtalya Başbakanlığı tarafından kamuoyu ile paylaşılan bildiride, İsrail hükümetinin bölgedeki uygulamalarına ve yasa dışı yerleşimcilerin eylemlerine yönelik sert uyarılara yer verildi.
Dört Avrupa ülkesi, son aylarda Batı Şeria'daki tablonun ciddi şekilde bozulduğuna dikkat çekerek, yerleşimci şiddetinin eşi benzeri görülmemiş seviyelere ulaştığının altını çizdi. Açıklamada, "İsrail kontrolünün daha da pekiştirilmesi de dahil olmak üzere İsrail hükümetinin politikaları ve uygulamaları, istikrarı ve iki devletli çözüm ihtimalini baltalamaktadır" ifadeleri kullanıldı.
Uluslararası Hukuk ve "E1" Bölgesi Uyarısı
Bildiride uluslararası hukukun açık olduğu hatırlatılarak, Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin yasa dışı statüde bulunduğu bir kez daha teyit edildi. Özellikle tartışmalı "E1" bölgesindeki inşaat projelerine değinen liderler, bu projenin Batı Şeria'yı coğrafi olarak ikiye böleceğini ve uluslararası hukukun çok ciddi bir ihlali anlamına geleceğini belirtti.
Öte yandan, söz konusu projelerde yer almayı düşünen özel sektöre de net bir mesaj verildi. Açıklamada, "Şirketler, E1 veya diğer yerleşim projeleri için açılan inşaat ihalelerine teklif vermemelidir" denilirken, bu tür inşaatlara katılmanın şirketler açısından hukuki ve itibari ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.
İsrail Hükümetine "Hesap Verebilirlik" Çağrısı
Avrupa'nın dört büyük ekonomisi, İsrail hükümetinden Filistin topraklarını hedef alan ilhak politikalarına son vermesini talep etti. Açıklamada Tel Aviv yönetimine şu çağrılarda bulunuldu:
- Yerleşim alanlarının genişletilmesinin ve bölgedeki idari yetkilerin artırılmasının durdurulması.
- Yerleşimcilerin uyguladığı şiddet olaylarında hukuki hesap verebilirliğin sağlanması.
- İsrail güvenlik güçlerine yönelik iddiaların tarafsızca soruşturulması.
- Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi statükosuna ve Haşimi Hanedanlığının bu mekanlar üzerindeki koruyuculuğuna saygı gösterilmesi.
- Filistin Yönetimi ve Filistin ekonomisi üzerindeki mali kısıtlamaların derhal kaldırılması.
Bildiride ayrıca, İsrail kabinesi içindeki bazı üyeler de dahil olmak üzere, Filistin halkının zorla yerinden edilmesini savunan kişi ve politikalara güçlü bir şekilde karşı çıkıldığı vurgulandı. Açıklamanın sonunda dört ülke, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde, İsrail ve Filistin'in güvenli sınırlar içinde yan yana yaşadığı iki devletli çözüme olan sarsılmaz bağlılıklarını yineledi.