İsrail yargısı, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Silvan bölgesinde yaşayan 150 Filistinli hakkında kritik bir karara imza atarak, evlerini terk etmeleri için sadece 21 gün süre tanıdı.
İsrail makamları, Doğu Kudüs'ün tarihi Silvan beldesinde Filistinli ailelere yönelik tahliye ve yıkım baskısını artırıyor. Bölgedeki gelişmeleri takip eden İsrailli insan hakları kuruluşu Ir Amim'in raporlarına göre, Silvan'ın Batn el-Hava mahallesinde yaşayan yüzlerce kişi, ani bir tahliye emriyle karşı karşıya kaldı.
Yargı Süreci ve Tebligatlar
Edinilen bilgilere göre, İsrail Yüksek Mahkemesi, bölge sakinlerinin tahliye kararlarına karşı yaptığı itirazları 2 Ocak tarihi itibarıyla reddetti. Bu nihai yargı kararının ardından harekete geçen İsrail makamları, dün itibarıyla ilgili hanelere resmi tebligatları ulaştırdı.
Karar kapsamında, bölgede yaşayan 28 Filistinli ailenin evlerini boşaltması isteniyor. Toplamda 150 kişiyi doğrudan etkileyen bu karar için ailelere tanınan süre ise yalnızca 3 hafta (21 gün) olarak belirlendi. Sürenin dolmasının ardından zorla tahliye işlemlerinin başlatılması öngörülüyor.
Silvan'da "Demografik Değişim" Endişesi
Mescid-i Aksa'nın hemen güneyinde yer alan Silvan beldesi, uzun süredir İsrail'in yerleşimci politikalarının merkezinde yer alıyor. Hak örgütleri ve yerel kaynaklar, Batn el-Hava mahallesindeki bu tahliyelerin, bölgedeki Filistin nüfusunu azaltıp yerine Yahudi yerleşimcileri yerleştirme stratejisinin bir parçası olduğunu vurguluyor.
Tahliye kararlarının yanı sıra, Silvan'ın bir diğer mahallesi olan El-Bustan'da da "Kralın Bahçesi" (King's Garden) adlı turistik ve arkeolojik park projesi gerekçe gösterilerek çok sayıda ev hakkında yıkım kararı verilmiş durumda.
Batn el-Hava'daki mülklerin mülkiyeti konusunda, 19. yüzyılda bölgede yaşamış Yemenli Yahudilere ait olduğu iddia edilen araziler üzerinden hak iddia ediliyor. Filistinli aileler ise on yıllardır yaşadıkları evlerden çıkarılma tehdidiyle mücadele ediyor.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
Uluslararası hukuk, işgal altındaki topraklarda sivil nüfusun zorla yerinden edilmesini Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı buluyor. Ancak İsrail iç hukuku, Doğu Kudüs'teki mülkler üzerinde Yahudi yerleşimci grupların hak iddia etmesine olanak tanıyan yasal düzenlemeler barındırıyor.
Silvan'daki bu son karar, Doğu Kudüs'teki en büyük toplu tahliye girişimlerinden biri olarak nitelendiriliyor. 21 günlük sürenin başlamasıyla birlikte bölgedeki gerilimin artmasından endişe ediliyor.