27 Şubat 2026 Cuma
Haber

Doç. Dr. Ebru Caymaz'dan Kritik İzlanda Raporu: "Buzul Sınırları Yürüyerek Aşılamayacak Kadar Geriliyor"

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Caymaz, İzlanda ve Svalbard’da gerçekleştirdiği son saha çalışmalarında iklim krizinin buzullar üzerindeki yıkıcı etkisini belgeledi. Caymaz, 2010 yılında buzul sınırını gösteren tabelaların bugün buz kütlesinden metrelerce uzakta kaldığını vurguladı.

Paylaş:
Doç. Dr. Ebru Caymaz'dan Kritik İzlanda Raporu: "Buzul Sınırları Yürüyerek Aşılamayacak Kadar Geriliyor"

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Caymaz, İzlanda ve Svalbard’da gerçekleştirdiği son saha çalışmalarında iklim krizinin buzullar üzerindeki yıkıcı etkisini belgeledi. Caymaz, 2010 yılında buzul sınırını gösteren tabelaların bugün buz kütlesinden metrelerce uzakta kaldığını vurguladı.

Bugünkü Haberler / Bilim ve Çevre Servisi

Kutup bölgelerindeki iklim değişikliği ve erime süreçleri üzerine yürüttüğü uluslararası çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Ebru Caymaz, İzlanda ve Arktik Okyanusu’ndaki son gözlemlerini paylaştı. Uluslararası Antarktika Araştırmaları Bilimsel Komitesi (SCAR) ve "Kutup Bilimlerinde 100 Kadın Projesi"nde aktif görev alan Caymaz, buzullardaki geri çekilmenin artık bilimsel ölçümlerin ötesinde, çıplak gözle dahi dehşet verici boyutlara ulaştığını ortaya koydu.

Bir Tabelanın Anlattığı Dramatik Değişim

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi olan Caymaz, bu yıl dördüncü kez gittiği İzlanda’da karşılaştığı manzarayı çarpıcı bir örnekle anlattı.

2017 yılından bu yana bölgeyi düzenli olarak ziyaret ettiğini belirten Caymaz, sahadaki değişimi şu sözlerle aktardı:

"İzlanda’nın en büyük dördüncü buzulunda, 2010 yılında buzulun başladığı noktayı işaretlemek için konulan bir tabela bulunuyor. Ancak bugün o tabelanın olduğu noktadan buzulun başladığı yere ulaşmak için ciddi bir mesafe yürümek zorundasınız. Geri çekilme inanılmaz boyutlarda. Eğer bu erime eğilimi mevcut hızıyla devam ederse, önümüzdeki yüzyılda İzlanda’nın simgesi olan buzul varlığının çok büyük bir kısmını kaybedebiliriz."

Svalbard'da Kış Ortasında Sağanak Yağmur

İzlanda’daki çalışmalarının ardından Norveç’e bağlı Svalbard takımadalarına geçen Caymaz, buradaki durumun da en az İzlanda kadar endişe verici olduğunu kaydetti. Bölgeye beşinci saha ziyaretini gerçekleştiren Türk bilim insanı, kutup dairesinde kış mevsiminin ortasında yaşanan anormal hava olaylarına dikkat çekti.

Ocak ayında Svalbard’ın yönetim merkezi Longyearbyen’de kar yerine sağanak yağmurla karşılaştıklarını belirten Caymaz, "Bu mevsimde beklenen kar yağışıdır. Yağmur, buzulların stabilitesini doğrudan bozuyor ve erimeyi hızlandırıyor. Kutuplar, iklim değişikliğinin etkilerini dünyanın geri kalanından çok daha şiddetli ve hızlı yaşıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Deniz Altındaki Görünmez Tehlike: Deniz Kestaneleri

Doç. Dr. Caymaz’ın araştırmaları sadece kara buzullarıyla sınırlı kalmadı. İzlanda ve Kuzey Norveç’te gerçekleştirdiği dalışlarla su altı ekosistemini de inceleyen Caymaz, "karbon yutakları" olarak bilinen ve atmosferdeki karbondioksiti emerek dünyayı soğutan kelp ormanlarındaki (dev su altı yosunları) tehlikeye işaret etti.

Deniz suyu sıcaklıklarındaki artışın ekolojik dengeyi bozduğunu belirten Caymaz, kelp ormanlarında deniz kestanesi popülasyonunda anormal bir artış gözlemlediklerini ifade etti. Bu istilacı artışın, deniz altı ormanlarını tehdit ederek okyanusların karbon tutma kapasitesini zayıflatabileceği uyarısında bulundu.

"Yeni Nesil Afetler" Kapıda

İklim krizinin sadece buzulların erimesi anlamına gelmediğini, bunun zincirleme reaksiyonlarla insan hayatını doğrudan etkileyecek felaketlere yol açtığını vurgulayan Caymaz, "yeni nesil afetler" kavramına dikkat çekti.

Yağış rejimlerindeki dengesizliğin bazı bölgelerde şiddetli kuraklığa, bazı bölgelerde ise yıkıcı sellere neden olduğunu belirten Caymaz, bu durumun yakın gelecekte tarımsal üretimi vuracağı, yerleşim yerlerini tehdit edeceği ve zorunlu iklim göçlerini tetikleyeceği konusunda uyardı.