Sosyolog ve psikolog Sherry Turkle’ın kaleme aldığı, Prof. Dr. Kemal Sayar’ın ön sözüyle yayımlanan yeni eser, teknolojinin insan ilişkilerinde yarattığı "kalabalık yalnızlığı" ve kaybolan yüz yüze iletişim kültürünü mercek altına alıyor.
Teknolojinin hayatın her alanına nüfuz ettiği, akıllı cihazların birer uzvumuz haline geldiği günümüzde, insan ilişkilerinin geçirdiği dönüşüm yeni bir esere konu oldu. Sherry Turkle tarafından kaleme alınan ve medya-iletişim alanında önemli bir boşluğu doldurmaya aday olan "Birlikte Ama Yalnız" adlı kitap, okuyucuyla buluştu.
Bağlıyız Ama İletişimde Değiliz
Kitap, modern insanın en büyük çelişkilerinden biri olan "sürekli çevrimiçi olma" hâli ile yaşanan derin "duygusal izolasyon" arasındaki ilişkiyi irdeliyor. Eserde, yeni medya araçlarının bireyleri sürekli birbirine "bağlı" tutmasına rağmen, sahici teması ve yüz yüze konuşma kültürünü nasıl erozyona uğrattığı detaylandırılıyor.
Prof. Dr. Kemal Sayar’ın ön sözüyle zenginleşen çalışma, arkadaşlıkların sosyal medya paylaşımlarına, romantik ilişkilerin anlık mesajlaşmalara ve aile bağlarının ekran molalarına sıkıştığı bir çağı analiz ediyor. Turkle, teknolojinin artık sadece mahremiyet sınırlarını değil, bizzat iletişim biçimlerimizi inşa eden bir mimara dönüştüğünü savunuyor.
Görünür Olma İsteği ve Temastan Kaçış
"Birlikte Ama Yalnız", dijital evrende binlerce takipçi veya arkadaşa sahip olmanın yarattığı illüzyonu çarpıcı bir dille ele alıyor. Yazara göre, insanlar ekranlar aracılığıyla duygularını ifade edip görülmek ve duyulmak isterken, aynı zamanda gerçek bir insan temasının getirdiği duygusal yükten ve sorumluluktan kaçınıyor. Bu durum, "paylaştıkça eksilen ve bağlandıkça uzaklaşan" bir toplum yapısını ortaya çıkarıyor.
Kitap, okuyucuyu ekranların yarattığı konfor alanının dışına çıkarak iletişimin insani özüne dönmeye davet ediyor. Temel olarak yöneltilen, "Birbirimize bu kadar bağlıyken, neden hâlâ bu kadar yalnızız?" sorusu, eserin ana omurgasını oluşturuyor.
Eserin Künyesi
Medya ve iletişim kategorisinde yayımlanan kitap, toplam 445 sayfadan oluşuyor. 13,5 cm x 19,5 cm ebatlarında basılan eser, dijitalleşmenin gölgesinde kalan insani değerleri yeniden hatırlatmayı amaçlıyor.