Uzmanlar, sosyal medyada eğlence maskesi altında yayılan "meydan okuma" (challenge) akımlarının, çocukları hırsızlık ve zorbalık gibi suçlara sürüklediği konusunda aileleri uyarıyor.
Sosyal medya platformlarında hızla yayılan ve gençler arasında bir popülarite kriterine dönüşen "meydan okuma" videoları, masum birer eğlence aracı olmaktan çıkarak hukuki ve psikolojik bir tehdide dönüştü. Uzmanlar, beğeni alma ve takipçi kazanma dürtüsüyle hareket eden çocukların, bu akımlar nedeniyle farkında olmadan suça sürüklendiğine dikkat çekiyor.
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Serkan Güneş ve Adana Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Avukat Merve Toğma, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki bu tehlikeli etkisini Bugünkü Haberler için değerlendirdi.
Beğeni Uğruna Normalleşen Şiddet
Sosyal medyadaki "challenge" kültürünün, çocuklarda birine zarar verme, hakaret etme veya izinsiz eşya alma gibi davranışları tetiklediği belirtiliyor.
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Serkan Güneş, bu videoların şiddet olaylarını tetikleyen en önemli unsurlardan biri haline geldiğini vurguladı. Güneş, "Çocuklar, düşüncesi, muhakemesi ve duygusal kontrolü henüz gelişim aşamasında olan bireylerdir. Sosyal medyada gördükleri 'Sen para vermeden marketten sakız alıp gelemezsin' veya 'Arkadaşına hakaret edemezsin' gibi kışkırtmalar, onlar için bir cesaret testine dönüşüyor" dedi.
Güneş'e göre, bu videoların en büyük tehlikesi, suç teşkil eden davranışları normalleştirmesi. Hırsızlık, tehdit, hakaret ve hatta cinsel istismara zemin hazırlayan bu içerikler, ergenlik dönemindeki çocukların "toplumda yer edinme" ve "onaylanma" arzusunu sömürüyor.
Yasaklamak Değil, Rehberlik Etmek Çözüm
Ailelerin bu süreçteki rolünün kritik olduğunu belirten Doç. Dr. Güneş, dijital dünyayı tamamen yasaklamanın çözüm olmadığını, bunun yerine ebeveynlerin çocuklarına rehberlik etmesi gerektiğini ifade etti.
Güneş, "Çocukları dijital ortamda yalnız bırakmamak gerekiyor. İzledikleri içerikleri denetlemek, yanlış bir davranış gördüklerinde bunun neden hatalı olduğunu ve toplumsal sonuçlarını anlatmak şart. Sınırları olmayan bir çocuk, suç teşkil eden davranışlara çok daha açık hale geliyor" değerlendirmesinde bulundu.
"Eğlence" Hukuki Bir Kabusa Dönüşebilir
Konunun hukuki boyutuna dikkat çeken Avukat Merve Toğma ise, "oyun" veya "eğlence" adı altında sunulan bu eylemlerin ciddi yasal sonuçları olabileceği uyarısında bulundu.
Geçmişte yaşanan "Mavi Balina" örneğini hatırlatan Toğma, "Meydan okumalar bir noktadan sonra eğlencenin ötesine geçip, akran zorbalığına ve fiziksel zarara evriliyor. Bu durum sadece çocuğu değil, ebeveynleri de hukuki sorumluluk altına sokuyor" dedi.
Toğma, Türk Medeni Kanunu'nun 339. maddesine atıfta bulunarak, çocuğun suça sürüklenmesi durumunda ailenin ihmali tespit edilirse, ebeveynlerin tazminat ödeme yükümlülüğü ile karşı karşıya kalabileceğini belirtti.
Platformlara "Filtreleme" Çağrısı
Hukuki süreçlerde çocukları cezalandırmaktan ziyade koruyucu ve önleyici tedbirlerin esas alındığını hatırlatan Toğma, sosyal medya sağlayıcılarının da sorumluluk alması gerektiğini savundu.
Toğma sözlerini şöyle tamamladı: "Sosyal medya platformları, şiddet içeren ve çocukları suça teşvik eden içerikleri yaş gruplerine göre filtrelemeli veya yasaklamalıdır. Dijital okuryazarlığı artırdığımızda ve gerekli denetimleri sağladığımızda, bu problemin büyük oranda çözüleceğine inanıyorum."