Araştırma Tamamlandı.
Aşağıda, 28 Şubat sürecinin 29. yılına dair hazırlanan haber metni yer almaktadır.
Demokrasi Tarihinin En Uzun Günü: 28 Şubat'ın Üzerinden 29 Yıl Geçti
Siyaset ve toplum hafızasında "postmodern darbe" olarak yer eden ve Türkiye'nin demokratik işleyişine yapılan müdahalenin simgesi haline gelen 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının üzerinden 29 yıl geçti.
Türkiye siyasi tarihine "postmodern darbe" nitelemesiyle geçen ve etkileri on yıllarca süren 28 Şubat sürecinin 29. yılında, o dönem yaşananlar ve demokrasiye yapılan müdahaleler bir kez daha hatırlanıyor. 28 Şubat 1997'de Çankaya Köşkü'nde toplanan ve 8 saat 45 dakika sürerek Cumhuriyet tarihinin en uzun MGK toplantısı olarak kayıtlara geçen o gün, alınan kararlarla sivil siyasete yönelik ağır bir vesayet baskısı oluşturmuştu.
Gerilimi Tırmandıran Süreç
Refah Partisi (RP) Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın Başbakanlığı ve Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı Tansu Çiller'in Başbakan Yardımcılığında 28 Haziran 1996'da kurulan 54. Hükümet, göreve geldiği ilk günden itibaren "rejim tartışmaları"nın odağında yer aldı.
Sürecin kırılma noktalarından biri, 31 Ocak 1997'de Sincan Belediyesi tarafından düzenlenen "Kudüs Gecesi" oldu. Dönemin Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız'ın düzenlediği ve İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Rıza Bagheri'nin de konuşmacı olarak katıldığı etkinlik, kamuoyunda ve askeri kanatta büyük tepki topladı. Bu olaydan sadece dört gün sonra, 4 Şubat 1997 sabahı Sincan sokaklarından tankların ve zırhlı araçların geçiş yapması, "askerin demokrasiye uyarısı" olarak yorumlandı ve darbe söylentilerini zirveye taşıdı.
"Demokrasiye Balans Ayarı"
Tankların yürütülmesinin ardından dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir'in Washington'da sarf ettiği "Sincan'da demokrasiye balans ayarı yaptık" sözleri, sürecin simge ifadelerinden biri haline geldi. Ankara'da tansiyonun düşmediği bu günlerde, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Başbakan Erbakan'a rejim konusundaki endişelerini içeren mektuplar göndermesi, sivil kanattaki baskıyı artırdı.
8 Saat 45 Dakikalık Tarihi Toplantı
Bütün bu gelişmelerin gölgesinde 28 Şubat 1997 günü toplanan Milli Güvenlik Kurulu, Türk siyasi tarihinin en kritik virajlarından biri oldu. Cumhurbaşkanı Demirel başkanlığındaki toplantıya Başbakan Erbakan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, kuvvet komutanları ve ilgili bakanlar katıldı.
Saat 15.10'da başlayan ve gece yarısına yakın, saat 23.55'te sona eren toplantıdan çıkan 18 maddelik bildiri, hükümete yönelik sert dayatmalar içeriyordu. Bildiride, "laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu" iddia edilen yapılanmalara karşı tedbir alınması, 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmesi ve Kur'an kurslarının denetimi gibi talepler yer aldı.
Hükümetin İstifası ve Siyasi Yasaklar
Toplantının ardından başlayan süreçte, askerlerin hükümetten talep ettiği 20 maddelik yaptırım listesi krizi derinleştirdi. Başbakan Erbakan, kararları imzalamamak için bir süre dirense de artan baskılar ve koalisyon ortağı DYP içindeki istifalar sonucu, hükümetin devamı imkansız hale geldi.
Erbakan, 18 Haziran 1997'de başbakanlığı Tansu Çiller'e devretmek amacıyla istifasını sundu. Ancak Cumhurbaşkanı Demirel, hükümeti kurma görevini meclis çoğunluğuna sahip olan DYP lideri Çiller yerine, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a verdi. Bu hamleyle Refah-Yol hükümeti fiilen sona ererken, yeni kurulan ANASOL-D hükümetiyle 28 Şubat kararları hayata geçirilmeye başlandı.
Sürecin devamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan dava sonucunda, 16 Ocak 1998'de Refah Partisi kapatıldı. Necmettin Erbakan ve partinin önde gelen isimlerine 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirildi. "Bin yıl sürecek" denilen ancak demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 28 Şubat süreci, sonraki yıllarda sivil siyasetin güçlenmesi ve yargılamalarla mahkum edildi.