15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Cumhuriyet Müziğinin Mimarı: Ahmet Adnan Saygun 35. Ölüm Yıl Dönümünde Anılıyor

Türk Beşleri’nin öncü ismi, ilk Türk operası "Özsoy"un bestecisi ve etnomüzikolog Ahmet Adnan Saygun, evrensel müziği Anadolu motifleriyle harmanladığı eşsiz mirasıyla vefatının 35. yılında hatırlanıyor.

Paylaş:
Cumhuriyet Müziğinin Mimarı: Ahmet Adnan Saygun 35. Ölüm Yıl Dönümünde Anılıyor

Türk Beşleri’nin öncü ismi, ilk Türk operası "Özsoy"un bestecisi ve etnomüzikolog Ahmet Adnan Saygun, evrensel müziği Anadolu motifleriyle harmanladığı eşsiz mirasıyla vefatının 35. yılında hatırlanıyor.

Türk çoksesli müziğinin en önemli temsilcilerinden biri kabul edilen besteci, eğitimci ve etnomüzikolog Ahmet Adnan Saygun, aramızdan ayrılışının 35. yılında sanat dünyasında saygıyla anılıyor. Anadolu'nun yerel ezgilerini Batı müziği teknikleriyle işleyerek dünya çapında eserlere dönüştüren Saygun, Cumhuriyet dönemi kültür sanat politikalarının hayata geçirilmesinde kilit bir rol üstlenmişti.

İzmir'den Paris'e Uzanan Bir Müzik Yolculuğu

7 Eylül 1907’de İzmir’de dünyaya gelen Ahmet Adnan Saygun, müzik yeteneğini küçük yaşlarda belli etti. İzmir’deki eğitim hayatı sırasında başladığı müzik çalışmalarını, piyano öğretmeni Rossati ve Macar Tevfik Bey gibi isimlerden aldığı derslerle ilerletti. Henüz 13 yaşındayken müzik teorisi üzerine yoğunlaşan sanatçı, 1925 yılında Fransızca kaynaklardan çeviriler yaparak "Musiki Lugati" adında kapsamlı bir çalışma hazırladı.

Genç Cumhuriyetin yetenekli gençleri yurtdışına gönderme politikası kapsamında, 1928 yılında Maarif Vekâleti’nin açtığı sınavı kazanarak Paris’e gönderildi. Burada ünlü müzik okulu Schola Cantorum’da Vincent d'Indy ve Eugene Borrel gibi usta isimlerin öğrencisi oldu ve kompozisyon alanında derinleşti.

"%%ENTITY:63f968c7-5712-4d89-9bb6-47c5a91accb1:Türk Beşleri%%" ve İlklerin Bestecisi

Türkiye'ye döndükten sonra Musiki Muallim Mektebi ve İstanbul Belediye Konservatuvarı'nda eğitmenlik yapan Saygun, 1934 yılında Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasını yönetme onuruna erişti. Cemal Reşit Rey, Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Alnar ve Necil Kazım Akses ile birlikte müzik tarihinde "Türk Beşleri" olarak anılan grubun içinde yer aldı. Bu grup, Türk halk müziği öğelerini Batı'nın senfonik formlarıyla sentezlemeyi amaçlıyordu.

Saygun, Cumhuriyet tarihinin ilk operası olan "Op. 9 Özsoy"u besteleyerek tarihe geçti. Sanatçının üretkenliği "Kerem", "Gılgameş" ve "Köroğlu" gibi operalarla devam etti. Ancak uluslararası alanda en çok ses getiren eseri, tasavvuf şairi Yunus Emre'nin şiirlerine dayanan "Yunus Emre Oratoryosu" oldu. Bu eser, Avrupa ve Amerika başta olmak üzere dünyanın pek çok prestijli sahnesinde seslendirildi ve Birleşmiş Milletler'de icra edildi.

Anadolu Ezgilerinin İzinde Bir Etnomüzikolog

Sadece bir besteci değil, aynı zamanda titiz bir araştırmacı olan Saygun, Anadolu'yu karış karış gezerek halk türkülerini derledi. Özellikle Karadeniz bölgesindeki incelemelerini kitaplaştırdı ve "Türk Halk Musikisinde Pentatonizm" gibi teorik eserler kaleme aldı. İzmir Kemeraltı Çarşısı’nda duyduğu Mevlevi ezgilerinden etkilenerek başladığı yolculukta, yerel sesleri evrensel bir dille 5 senfoni ve çok sayıda konçertoya taşıdı.

Sanat yaşamı boyunca İnönü Armağanı, Fransa Akademik Nişanı ve Sibelius Bestecilik Madalyası gibi pek çok ulusal ve uluslararası ödüle layık görülen Devlet Sanatçısı Ahmet Adnan Saygun, 6 Ocak 1991 tarihinde pankreas kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Saygun, geride bıraktığı onlarca eser ve yetiştirdiği öğrencilerle Türk müzik hafızasının en güçlü sütunlarından biri olmaya devam ediyor.