27 Şubat 2026 Cuma
Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: İç Cepheyi Kuvvetlendirerek Yolumuza Devam Edeceğiz

Devlet ve millet bütünleşmesine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin yönetim anlayışının "vatandaşa efendilik değil, hizmetkarlık" üzerine kurulu olduğunu belirterek, "Kendi içinde kavga eden bir toplum uluslararası alanda başarılı olamaz" mesajını verdi.

Paylaş:
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: İç Cepheyi Kuvvetlendirerek Yolumuza Devam Edeceğiz

Devlet ve millet bütünleşmesine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin yönetim anlayışının "vatandaşa efendilik değil, hizmetkarlık" üzerine kurulu olduğunu belirterek, "Kendi içinde kavga eden bir toplum uluslararası alanda başarılı olamaz" mesajını verdi.

ANKARA (Bugünkü Haberler) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara'da katıldığı iftar programında devlet yönetim felsefesi ve toplumsal birliktelik üzerine önemli mesajlar verdi. Kızılcahamam-Çamlıdere Eğitim ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı (ESYAV) tarafından Altındağ Belediyesi Kültür Sarayı'nda düzenlenen organizasyonda konuşan Yılmaz, Türkiye'nin geleceği için devlet ile milletin aynı hedeflere kilitlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

"İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın"

Yönetim anlayışlarını Şeyh Edebali’nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturu üzerine inşa ettiklerini hatırlatan Yılmaz, geçmişte yaşanan devlet-millet kopukluklarının ülkeye verdiği zararlara dikkat çekti. Yılmaz, "Vatandaşa efendilik değil, hizmetkarlık yapma anlayışıyla, devletin millete hizmet ettiği bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Birilerinin devleti ayrı bir yöne, milleti ayrı bir yöne sevk etme çabası, yıllar yılı bu ülkeye büyük zararlar verdi" dedi.

Yılmaz, mevcut yönetim anlayışını ise şu sözlerle özetledi: "Bizim anlayışımız öyle değil. Devletin de milletin de aynı yöne, hedeflere baktığı, aynı geçmişi, medeniyet değerlerini sahiplendiği bir anlayış içinde hareket ediyoruz ve çok şükür bunu da başarmış durumdayız."

"Hem Güçlü Hem Haklı Olmak Zorundayız"

Uluslararası arenada yaşanan rekabete ve çifte standartlara da değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı, sadece haklı olmanın yetmediği, gücün de belirleyici olduğu bir dünyada yaşandığını ifade etti. "Ben güçlüysem her şeyi yapabilirim" zihniyetinin dünyada hakim hale geldiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin duruşunu şöyle tarif etti:

"Biz şunu söylüyoruz; hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız. Güçsüz olursanız, maalesef o da çare değil. Güçlüler gelip haklı da olsanız binbir türlü zulümler yapıyor. Dolayısıyla hem haklı olacağız hem güçlü olacağız. Türkiye Cumhuriyeti olarak inşallah bunu başaracağız."

Toplumsal iç barışın önemine vurgu yapan Yılmaz, enerjisini iç kavgalara harcayan toplumların dış dünyada haklarını koruyamayacağını belirtti. Yılmaz, "Gereksiz bütün tartışmaları bir tarafa bırakıp iç cephemizi kuvvetlendirerek, medeniyetimize ve tarihimize sahip çıkarak yolumuza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Ramazan ve Dayanışma Ruhu

Konuşmasında Ramazan ayının manevi iklimine de değinen Yılmaz, bu ayın sadece bir açlık sınavı olmadığını, aynı zamanda vicdani bir muhasebe dönemi olduğunu söyledi. İftar sofralarının ve teravihlerin toplumsal birlik duygusunu pekiştirdiğini belirten Yılmaz, "Aynı sofraya oturmak, aynı duaya 'amin' demek aramızdaki mesafeleri kaldırır, gönül bağımızı güçlendirir" diye konuştu.

ESYAV’ın eğitim alanındaki çalışmalarından övgüyle bahseden Yılmaz, vakfın bugüne kadar 35 bin öğrenciye burs sağladığını ve halihazırda 73 ile yayılan bir burs ağıyla 2 bin öğrenciye destek olmaya devam ettiğini aktardı.

Programa bir telgraf gönderen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ESYAV'ın 40. yılını kutlayarak, vakfın eğitime verdiği desteğin Türkiye'nin istikbaline atılmış güçlü bir imza olduğunu ifade etti.