15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Çukurova Deltası Kışın da Kuşların Vazgeçilmez Sığınağı Oldu

Göçmen kuşların en kritik mola noktalarından olan Adana’daki lagünler, soğuk kış günlerinde zengin biyoçeşitliliği ile hem göçmen hem de yerleşik türleri ağırlamaya devam ediyor.

Paylaş:
Çukurova Deltası Kışın da Kuşların Vazgeçilmez Sığınağı Oldu

Göçmen kuşların en kritik mola noktalarından olan Adana’daki lagünler, soğuk kış günlerinde zengin biyoçeşitliliği ile hem göçmen hem de yerleşik türleri ağırlamaya devam ediyor.

Kuzey ve güney yarım küre arasındaki zorlu kuş göçü rotalarının en stratejik noktalarından biri olan Çukurova Deltası, kış aylarında doğa severlere ve ornitologlara görsel bir şölen sunuyor. Adana sınırları içerisinde yer alan delta, sadece göç dönemlerinde bir dinlenme istasyonu olmakla kalmayıp, kış mevsimi boyunca pek çok tür için hayati bir beslenme ve üreme alanı işlevi görüyor.

Lagünler Kuşlar İçin 'Hayat Koridoru'

Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin binlerce yılda oluşturduğu alüvyonların meydana getirdiği delta, Türkiye’nin en önemli sulak alan sistemlerinden bazılarını bünyesinde barındırıyor. Özellikle Karataş ilçesindeki Akyatan, Tuzla ve Ağyatan lagünleri ile Yumurtalık ilçesindeki Yumurtalık Lagünü, bölgenin ekolojik dengesinde kilit rol oynuyor. Bu sulak alanlar, uzun göç yolculuklarında yorgun düşen kuşların enerji depolamasına ve güvenle üremesine olanak tanıyor.

Flamingolardan Pelikanlara Görsel Şölen

Bölgedeki lagün sistemleri, sunduğu besin zenginliği sayesinde geniş bir tür yelpazesini ağırlıyor. Kış aylarında deltada gözlemlenen türler arasında flamingoların pembe silüetleri ve pelikan sürüleri dikkat çekiyor.

Bölgeyi mesken tutan diğer önemli türler arasında turna, saz delicesi, şahin, sığırcık, akçaylak, yalıçapkını, turaç, kaşıkçı, sumru, sığır balıkçıl, ak balıkçıl, gri balıkçıl ve suna ördeği yer alıyor. Bu çeşitlilik, deltanın sadece bir su birikintisi değil, kompleks ve işleyen bir ekosistem olduğunu kanıtlıyor.

"Biyoçeşitlilik Ekosistemin Sağlık Göstergesidir"

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Çevik, deltanın kuşların göç haritasındaki en önemli kavşaklardan biri olduğuna dikkat çekti. Akyatan’ın Türkiye’nin en büyük lagünü olduğunu hatırlatan Çevik, bölgenin su kaynakları açısından şanslı bir konumda olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Çevik, kuş popülasyonunun ve tür çeşitliliğinin, o bölgenin çevresel sağlığı hakkında doğrudan veri sunduğunu belirterek şunları kaydetti:

"Bu sulak alanlar biyoçeşitlilik açısından çok önemli. Kuş biyoçeşitliliğinin fazla olması, o ekosistemin sağlıklı olduğunu da göstermektedir. Geleceğimiz için biyoçeşitlilik oldukça önemlidir. Bu alanlar ne kadar sağlıklı olursa, biyoçeşitlilik de o kadar fazla olacaktır çünkü bu lagüner sistemler beslenme, üreme ve kışlama amacıyla gelen kuşlara ev sahipliği yapmaktadır."

Kirlilik ve Kuruma Tehlikesine Karşı Uyarı

Lagünlerin sadece kuşlar için değil, balıklar, sürüngenler ve endemik bitki türleri için de kritik bir yaşam alanı olduğunu belirten uzmanlar, bu alanların korunması gerektiğinin altını çiziyor.

Su kirliliği ve yanlış tarım uygulamalarının bu hassas dengeyi tehdit ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Çevik, kirlilik arttıkça kuş çeşitliliğinin azalacağı uyarısında bulundu. Lagüner sistemlerin ve sucul ekosistemlerin devamlılığının sağlanması gerektiğini belirten Çevik, "Çevreye karşı bilincin artması, iyi tarım uygulamalarına geçilmesi ve bu ekosistemlerin gelecek nesillere taşınması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.