Gazetecileri Koruma Komitesi'nin (CPJ) yayınladığı yeni rapor, 2025 yılının basın mensupları için tarihteki en kanlı yıl olarak kayıtlara geçtiğini ortaya koydu. Küresel çapta yaşamını yitiren 129 gazetecinin üçte ikisinin İsrail kaynaklı saldırılarda hayatını kaybettiği belirlendi.
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), dünya genelinde basın özgürlüğü ve gazeteci güvenliğine ilişkin merakla beklenen yıllık raporunu yayınladı. New York merkezli kuruluşun verilerine göre 2025 yılı, kayıtların tutulmaya başlandığı tarihten bu yana gazeteciler için "en ölümcül yıl" oldu. Rapor, dünya genelinde çatışma bölgelerinde görev yapan basın mensuplarının karşı karşıya kaldığı tehdidin boyutunu gözler önüne sererken, ölümlerin büyük bir kısmının tek bir kaynaktan, İsrail ordusunun operasyonlarından kaynaklandığını belgeledi.
129 Gazeteci Görevi Başında Öldürüldü
CPJ'in detaylı incelemelerine dayanan rapora göre, 2025 yılı boyunca dünya genelinde toplam 129 gazeteci ve medya çalışanı öldürüldü. Bu sayı, komitenin veri toplamaya başladığı 1992 yılından bu yana ulaşılan en yüksek yıllık can kaybı olarak tarihe geçti. Raporda, gazetecilerin sadece çatışma alanlarında çapraz ateş arasında kalarak değil, birçoğunun doğrudan hedef alınarak öldürüldüğü vurgulandı.
Ölümlerin Yüzde 66'sı İsrail Kaynaklı
Raporun en çarpıcı ve alarm verici bulgusu, ölümlerin coğrafi dağılımı ve failleriyle ilgili verilerde ortaya çıktı. CPJ, 2025 yılında yaşamını yitiren 129 gazeteciden 86'sının İsrail güçlerinin saldırıları sonucunda hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu rakam, küresel gazeteci ölümlerinin yaklaşık yüzde 66'sına tekabül ediyor.
İsrail'in Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Lübnan'a yönelik devam eden askeri operasyonları, basın mensupları için eşi benzeri görülmemiş bir risk ortamı oluşturdu. Raporda, İsrail ordusunun gazetecileri koruma yükümlülüğünü yerine getirmediği, aksine sahada gerçeği belgelemeye çalışan medya mensuplarının sistematik bir tehdit altında çalıştığı belirtildi.
Koruma Mekanizmaları Yetersiz Kaldı
CPJ raporu, uluslararası toplumun ve hukuk mekanizmalarının gazetecileri korumada 2025 yılında sınıfta kaldığını vurguluyor. Gazetecilerin üzerlerindeki "PRESS" (Basın) yazılı yelek ve kasklara rağmen hedef alındığına dikkat çekilen raporda, cezasızlık kültürünün bu rekor ölüm sayısında belirleyici bir faktör olduğu ifade edildi.
Komite, gazeteci ölümlerinin soruşturulması konusunda şeffaflık çağrısında bulunurken, özellikle İsrail makamlarının kendi ordusunun karıştığı olaylarla ilgili bağımsız ve güvenilir soruşturmalar yürütmesi gerektiğini yineledi. Ancak rapor, bugüne kadar açılan soruşturmaların büyük çoğunun sonuçsuz kaldığını veya herhangi bir askeri personelin cezalandırılmasıyla sonuçlanmadığını hatırlatıyor.
Diğer Çatışma Bölgeleri ve Riskler
İsrail kaynaklı ölümler istatistikleri domine etse de, rapor dünyanın diğer bölgelerindeki tehlikelere de işaret etti. Ukrayna, Sudan ve Meksika gibi ülkelerde de gazetecilerin öldürüldüğü, kaçırıldığı veya hapsedildiği belirtildi. Ancak 2025 yılında Orta Doğu'daki çatışmaların yoğunluğu ve gazetecilere yönelik şiddetin dozu, diğer tüm bölgelerdeki verileri gölgede bıraktı.
CPJ, raporun sonuç bölümünde, gazetecilerin siviller statüsünde olduğunu ve Cenevre Sözleşmeleri uyarınca korunmaları gerektiğini hatırlatarak, uluslararası kamuoyunu basın mensuplarına yönelik şiddeti durdurmak için daha etkin adımlar atmaya çağırdı.