ABD ve İran arasında İslamabad'da yürütülen müzakerelerin çökmesi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alacaklarını duyurmasının ardından Çin'den uyarı geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı, boğazın küresel ticarete açık tutulmasının uluslararası toplumun ortak menfaati olduğunu vurguladı.
Çin yönetimi, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve Tahran'ın misillemeleri nedeniyle gemi trafiğinde ciddi aksamaların meydana geldiği Hürmüz Boğazı'ndaki tırmanan gerilime ilişkin endişelerini dile getirdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, başkent Pekin'de düzenlediği olağan basın toplantısında, ABD Başkanı Donald Trump'ın boğazı ablukaya alma tehdidine yanıt verdi.
ABD ile İran heyetleri arasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gerçekleştirilen ve bölgesel çatışmalara çözüm bulmayı hedefleyen doğrudan görüşmeler herhangi bir uzlaşma sağlanamadan sona erdi. Görüşmelerin ardından bir açıklama yapan ABD Başkanı Trump, İran'ın nükleer programından geri adım atmadığını savunarak, ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'na giriş ve çıkış yapmak isteyen tüm gemilere yönelik bir abluka süreci başlatacağını duyurdu.
Başkan Trump'ın açıklamalarına Pekin'den yanıt gecikmedi. Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji ve mal ticareti için vazgeçilmez bir arter olduğuna dikkat çeken Sözcü Guo, "Hürmüz Boğazı'ndan istikrarlı, güvenli ve engelsiz geçiş uluslararası toplumun ortak çıkarıdır" ifadelerini kullandı. Mevcut kesintilerin asıl nedeninin bölgedeki çatışmalar olduğunu belirten Guo, çözümün kalıcı bir ateşkesin sağlanmasından ve gerilimin en kısa sürede sonlandırılmasından geçtiğini kaydetti.
İslamabad Görüşmeleri ve Ateşkes Çağrısı
İslamabad'da yürütülen müzakereleri, bölgesel tansiyonun düşürülmesi adına değerli bir siyasi adım olarak nitelendiren Guo, tüm taraflara geçici ateşkes kurallarına uyma ve diplomatik kanalları açık tutma çağrısında bulundu. Sözcü, Çin'in küresel enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin zarar görmemesi için itidal tavsiye ederek uluslararası toplumla iş birliği yapmaya hazır olduğunun altını çizdi.
Trump'ın, Çin'in İran'a silah temin etmesi durumunda yüzde 50 oranında ilave gümrük vergisi uygulanacağına yönelik uyarılarına da değinen Guo Ciakun, iddiaları kesin bir dille reddetti. Çin'in askeri ihracat politikalarının sıkı denetim altında ve uluslararası yükümlülüklere uygun olduğunu belirten yetkili, Pekin yönetimine yönelik karalama ve kötü niyetli ilişkilendirmeleri kabul etmediklerini ifade etti.
Küresel Ekonomi İçin Kritik Darboğaz
ABD, İsrail ve İran ekseninde artan askeri gerilim, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari deniz trafiğini büyük ölçüde kesintiye uğrattı. Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Katar ve İran gibi başlıca üreticileri küresel pazarlara bağlayan boğaz, dünya petrol ticaretinin yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarının yüzde 20'sinin ve küresel gübre ticaretinin yüzde 30'unun geçiş noktası konumunda bulunuyor.
Enerji ihtiyacının büyük bir bölümünü ithalatla karşılayan Çin için Hürmüz Boğazı hayati bir öneme sahip. Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i ve LNG'nin yüzde 30'u bu stratejik güzergah üzerinden ülkeye ulaşıyor. Boğazdaki tanker trafiğinin sekteye uğraması, halihazırda uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının yükselmesine ve küresel tedarik zinciri krizinin derinleşmesine neden oluyor.