15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Çin Enflasyonunda 34 Ayın Zirvesi: Rakamlar İyileşme Sinyali mi, Geçici Bir Yanılsama mı?

Çin’de tüketici fiyatları Aralık ayında yıllık bazda yüzde 0,8 artış göstererek son üç yılın en hızlı yükselişini kaydetti. Ancak üretici fiyatlarındaki süregelen düşüş ve artışın ana kaynağının gıda fiyatları olması, ekonomideki deflasyonist baskıların ve talep sorununun devam ettiğine işaret ediyor.

Paylaş:
Çin Enflasyonunda 34 Ayın Zirvesi: Rakamlar İyileşme Sinyali mi, Geçici Bir Yanılsama mı?

Çin’de tüketici fiyatları Aralık ayında yıllık bazda yüzde 0,8 artış göstererek son üç yılın en hızlı yükselişini kaydetti. Ancak üretici fiyatlarındaki süregelen düşüş ve artışın ana kaynağının gıda fiyatları olması, ekonomideki deflasyonist baskıların ve talep sorununun devam ettiğine işaret ediyor.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu (NBS) tarafından açıklanan Aralık 2025 verileri, ülke ekonomisinin karmaşık bir toparlanma süreci içinde olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Aralık ayında yıllık bazda yüzde 0,8 artış göstererek piyasa beklentilerine paralel gerçekleşti ve son 34 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Ancak manşet verilerdeki bu yükseliş, sanayi tarafındaki daralma ve iç talepteki zayıflık nedeniyle ekonomistler tarafından temkinli karşılanıyor.

Artışın Arkasındaki "Mevsimsel" Gerçekler

Verilerin detaylarına bakıldığında, tüketici fiyatlarındaki yükselişin genele yayılan bir talep artışından ziyade, büyük ölçüde arz yönlü ve geçici faktörlerden kaynaklandığı görülüyor. Özellikle gıda fiyatları, bu artışta başrolü oynadı.

Kış aylarında yaşanan olumsuz hava koşulları, tarımsal arzı etkileyerek sebze fiyatlarında sert yükselişlere neden oldu. İstatistiklere göre sebze fiyatları Aralık ayında yıllık bazda yüzde 18'in üzerinde artış kaydetti. Buna ek olarak, küresel belirsizliklerin etkisiyle güvenli liman arayışının sürmesi, altın fiyatlarını yukarı çekerken, bu durum "muhtelif mal ve hizmetler" kaleminde yüzde 17'yi aşan bir artış olarak enflasyon sepetine yansıdı.

Sanayide "Soğuma" Sürüyor: ÜFE Düşüşte

Tüketici tarafındaki sınırlı toparlanma sinyaline karşın, sanayi üretimi tarafındaki veriler deflasyonist baskıların hala güçlü olduğunu gösteriyor. Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), Aralık ayında yıllık bazda yüzde 1,9 geriledi.

Üretici fiyatlarındaki bu gerileme, fabrikaların ürünlerini satmakta zorlandığını ve kar marjlarının baskı altında olduğunu teyit ediyor. Küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iç piyasadaki zayıf talep, sanayi sektörünün fiyatlama gücünü kırmaya devam ediyor. Analistler, ÜFE ile TÜFE arasındaki bu makasın, ekonominin henüz kendi dinamikleriyle sürdürülebilir bir enflasyon yaratamadığının kanıtı olduğu görüşünde.

İç Talep ve Gayrimenkul Krizi Baskılamaya Devam Ediyor

Çin ekonomisi, pandemi sonrası dönemde beklenen güçlü toparlanmayı gerçekleştirmekte zorlanıyor. Tüketici güveninin düşük seyretmesi, hanehalkının harcama yapmaktan ziyade tasarrufa yönelmesine neden oluyor. Buna ek olarak, gayrimenkul sektöründe devam eden borç krizi ve konut fiyatlarındaki düşüş, hanehalkı servetini olumsuz etkileyerek tüketim iştahını kapatıyor.

Yerel yönetimlerin yüksek borç yükü ve ABD ile devam eden ticaret gerilimleri de ekonomik aktivite üzerindeki diğer baskı unsurları olarak öne çıkıyor. ABD'nin tarife politikalarındaki belirsizlikler, Çin'in ihracat odaklı büyüme modelini tehdit ederken, iç pazarın bu açığı kapatacak büyüklükte bir talep yaratıp yaratamayacağı tartışılıyor.

2026 Beklentileri ve Parasal Gevşeme İhtimali

Uluslararası finans kuruluşları ve ekonomistler, 2026 yılı için Çin'de enflasyonun düşük seyretmeye devam edeceği öngörüsünde bulunuyor. ING ve ABN AMRO gibi kurumların projeksiyonlarına göre, yıllık enflasyonun yüzde 1 civarında veya altında kalması bekleniyor. Bu oranlar, küresel merkez bankalarının genellikle hedeflediği yüzde 2'lik seviyenin oldukça altında.

Piyasa uzmanları, mevcut tablonun Çin Merkez Bankası'nı (PBOC) daha fazla adım atmaya zorlayabileceğini belirtiyor. Ekonomiyi canlandırmak ve deflasyon riskini kalıcı olarak bertaraf etmek için 2026 yılının ilk yarısında yeni faiz indirimleri ve zorunlu karşılık oranlarında gevşeme adımlarının gelmesi güçlü bir olasılık olarak değerlendiriliyor. Hükümetin mali teşvik paketlerinin etkisi ise piyasalar tarafından yakından izlenmeye devam edecek.