Küresel ekonominin iki devi arasındaki finansal bağlar zayıflarken, Pekin yönetiminin ABD Hazine tahvillerindeki varlığı son 17 yılın en düşük seviyesine indi. Japonya ve İngiltere alımlarını artırırken, Çin'in "net satıcı" pozisyonunu koruması dikkat çekiyor.
Washington ile Pekin arasındaki jeopolitik rekabet, finansal piyasalardaki portföy dağılımlarına da yansımaya devam ediyor. ABD Hazine Bakanlığı tarafından yayımlanan son verilere göre, küresel yatırımcıların ABD devlet tahvillerine olan ilgisi rekor seviyelere ulaşırken, Çin'in bu piyasadaki payı istikrarlı bir şekilde eriyor.
Veriler, yabancı yatırımcıların elindeki toplam ABD Hazine tahvili stokunun Aralık 2025 itibarıyla yıllık yüzde 7,5 artışla 9,3 trilyon dolara yükseldiğini gösteriyor. Ancak bu genel artış eğiliminin aksine, Çin'in elindeki tahvil stoku Eylül 2008'den bu yana görülen en düşük seviyeye geriledi.
Pekin'in Stratejik Geri Çekilişi
Uzun yıllar boyunca ABD'nin en büyük alacaklısı konumunda olan Çin, portföyünü çeşitlendirme ve dolar riskini azaltma stratejisi doğrultusunda tahvil stokunu küçültmeyi sürdürüyor.
Aralık 2024'te 759 milyar dolar seviyesinde olan Çin'in ABD tahvil varlıkları, 2025 yılı sonunda 683,5 milyar dolara düştü. Sadece bir yıl içinde gerçekleşen bu yaklaşık yüzde 10'luk daralma, Pekin'in finansal stratejisindeki değişimin hızını ortaya koyuyor. Beş yıllık periyoda bakıldığında ise tablonun daha çarpıcı olduğu görülüyor; Çin'in elindeki ABD tahvilleri, 2020 sonundaki 1,1 trilyon dolar seviyesinden bugüne yüzde 36 oranında eridi.
Analistler, bu düşüşün arkasında sadece ekonomik gerekçeler değil, aynı zamanda jeopolitik risklerin de yattığını belirtiyor. Çinli düzenleyicilerin, olası yaptırım risklerine karşı finansal kuruluşlara ABD varlıklarını sınırlamaları yönünde tavsiyelerde bulunduğu, uluslararası finans çevrelerinde konuşulan başlıklar arasında.
Zirve Japonya'nın, İngiltere İkinci Sırada
Çin'in aksine, ABD'nin geleneksel müttefikleri Amerikan borçlanma kağıtlarına olan güvenini tazeledi. Japonya, 1,2 trilyon dolarlık tahvil stokuyla liderliğini korurken, varlıklarını son bir yılda yüzde 11,7 oranında artırdı.
Listede dikkat çeken bir diğer yükseliş ise Birleşik Krallık'tan geldi. Londra merkezli yatırımcıların elindeki ABD tahvilleri, 2024 sonundaki 722,8 milyar dolardan 866 milyar dolara yükseldi. Bu artışla birlikte Birleşik Krallık, Çin'i geride bırakarak ABD Hazine tahvillerini en çok elinde tutan ikinci ülke konumuna yerleşti.
5 Yılda Yüzde 31'lik Küresel Artış
Küresel ölçekte bakıldığında, ABD Hazine tahvillerine olan yabancı talebinin canlılığını koruduğu görülüyor. 2020 sonunda 7,1 trilyon dolar olan yabancı mülkiyetindeki toplam tahvil stoku, beş yıl içinde yüzde 31 artış kaydetti.
Bu dönemde Belçika ve Kanada gibi ülkelerin portföylerindeki agresif artışlar da dikkat çekti. Kanada'nın elindeki ABD tahvilleri son beş yılda yaklaşık üç katına çıkarken, Belçika'nın varlıkları yüzde 88 oranında büyüdü.
ING Amerika Araştırma Bölgesel Başkanı Padhraic Garvey, konuya ilişkin değerlendirmesinde Çin'in artık eskisi kadar büyük cari fazla veren bir ekonomi olmadığına dikkat çekerek, satışların bir kısmının yapısal ekonomik değişimden, bir kısmının ise jeopolitik tercihlerden kaynaklandığını vurguladı. Garvey, Çin'in "net satıcı" pozisyonuna rağmen, diğer büyük ekonomilerden gelen güçlü talebin ABD tahvil piyasasındaki dengeyi sağladığını belirtti.