Dünya Çelik Birliği'nin (Worldsteel) açıkladığı Ocak ayı verilerine göre, küresel ham çelik üretimi Çin'deki sert daralmanın etkisiyle geriledi. Küresel pazardaki bu negatif tabloya rağmen Türkiye, üretimini artırarak rakiplerinden pozitif yönde ayrışmayı başardı.
Dünya genelinde sanayi üretiminin en önemli göstergelerinden biri olan ham çelik sektörü, 2026 yılına karışık sinyallerle başladı. Dünya Çelik Birliği (Worldsteel) tarafından yayımlanan Ocak ayı verileri, küresel üretimin, sektörün lokomotifi Çin’de yaşanan talep daralması ve üretim kısıtlamaları nedeniyle hız kestiğini ortaya koydu. Ancak bu daralan pazarda Türkiye, üretim hacmini artırarak dikkat çekici bir performans sergiledi.
Çin Fren Yaptı, Dünya Ortalaması Düştü
Rapora göre, dünyanın en büyük çelik üreticisi konumundaki Çin'de, gayrimenkul sektöründeki durgunluk ve çevresel düzenlemelerin etkisiyle üretim hacminde sert bir düşüş kaydedildi. Çin'deki bu gerileme, küresel toplam üretim rakamlarını aşağı çeken temel faktör oldu. Asya pazarındaki bu yavaşlama, küresel emtia piyasalarında da dalgalanmalara yol açarken, sanayi devlerinin hammadde talebinde de temkinli bir yaklaşım izlemesine neden oldu.
Türkiye Üretim Artışıyla Öne Çıktı
Küresel arenadaki bu negatif iklime rağmen Türk çelik sektörü, yılı güçlü bir girişle karşıladı. Enerji maliyetlerindeki dengelenme ve ihracat pazarlarındaki rekabetçi konumunu koruma çabaları, Türk üreticilerin Ocak ayında kapasite kullanım oranlarını artırmasını sağladı.
Worldsteel verilerine göre Türkiye, Ocak ayında üretimini artırarak, üretiminde düşüş yaşayan birçok büyük ekonomiden (özellikle Almanya ve Güney Kore gibi rakiplerinden) pozitif yönde ayrıştı. Bu artışla birlikte Türkiye, dünyanın en büyük çelik üreticileri listesindeki konumunu sağlamlaştırırken, Avrupa'nın en önemli üreticilerinden biri olma özelliğini de sürdürdü.
Sektör Temsilcileri Umutlu
Sektör analistleri, Türkiye'nin bu performansını, ana ihracat pazarlarındaki kısmi toparlanma ve iç piyasadaki kentsel dönüşüm ile deprem sonrası yeniden inşa faaliyetlerinden kaynaklanan talebe bağlıyor. Küresel tedarik zincirinde yaşanan değişimlerin, Türkiye gibi esnek üretim kabiliyetine sahip ülkelere avantaj sağladığı belirtiliyor.
Ocak ayı verileri, 2026'nın geri kalanı için Türk çelik sektörü adına umut verici bir başlangıç olarak kayıtlara geçerken, Çin'deki yavaşlamanın küresel hammadde fiyatları üzerindeki baskısının ne kadar süreceği ise yakından takip ediliyor.