Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) araştırmacıları, meme kanseri teşhisinde ve cerrahi süreçlerde çığır açacak yerli bir teknolojiye imza attı. Geliştirilen yeni tanı cihazı, tümörlü dokuyu 10 dakika gibi rekor bir sürede analiz ederek cerrahlara ameliyat sırasında hayati veriler sunuyor.
ÇANAKKALE — Türkiye, sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltacak önemli bir bilimsel başarıya daha tanıklık ediyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) bünyesinde yürütülen kapsamlı Ar-Ge çalışmaları sonucunda, meme kanseri tümörlerini dakikalar içinde analiz edebilen yüksek teknolojili bir cihaz geliştirildi.
Ameliyat Sürecinde "Anlık" Analiz Dönemi
Meme kanseri cerrahisinde en kritik aşamalardan biri, çıkarılan dokunun sınırlarının temiz olup olmadığının belirlenmesidir. Geleneksel yöntemlerde, ameliyat sırasında alınan doku örneklerinin patoloji laboratuvarına gönderilmesi ve "frozen" (dondurulmuş kesit) yöntemiyle incelenmesi gerekiyordu. Bu süreç hem zaman alıyor hem de ameliyat süresini uzatabiliyordu.
ÇOMÜ'lü bilim insanlarının geliştirdiği yeni cihaz, bu bekleme süresini minimize etmeyi hedefliyor. Yapılan testlerde, cihazın tümörlü dokuyu sadece 10 dakika içerisinde analiz edebildiği ve hekime dokunun kanserli olup olmadığına dair güvenilir veriler sunduğu belirtildi. Bu hız, cerrahın operasyon stratejisini anında belirlemesine ve hastanın anestezi altında geçirdiği sürenin kısalmasına olanak tanıyacak.
Tanı Doğruluğunda Yüksek Hassasiyet
Üniversite laboratuvarlarında disiplinler arası bir çalışmayla ortaya çıkan cihaz, biyosensör teknolojileri ve ileri görüntüleme algoritmaları kullanarak doku analizini gerçekleştiriyor. Cihazın en önemli özelliklerinden biri, iyi huylu ve kötü huylu tümör ayrımını yüksek hassasiyetle yapabilmesi.
Uzmanlar, cihazın sağladığı hızlı analizin özellikle "meme koruyucu cerrahi" uygulamalarında hayati önem taşıdığını vurguluyor. Cerrahlar, tümörün tamamen temizlenip temizlenmediğini saniyeler içinde görerek, sağlıklı dokuyu maksimum düzeyde koruma şansına sahip olacak.
Yerli Üretim ve Ticarileşme Potansiyeli
ÇOMÜ tarafından geliştirilen bu prototipin, patent süreçlerinin tamamlanmasının ardından ticarileşerek hem Türkiye’deki hastanelerde kullanılması hem de uluslararası pazara sunulması hedefleniyor.
Proje ekibi, cihazın sadece meme kanseriyle sınırlı kalmayıp, ilerleyen dönemlerde yapılacak modifikasyonlarla farklı kanser türlerinin hızlı teşhisinde de kullanılabileceğini öngörüyor. Türk mühendisliği ve tıbbının ortak başarısı olan bu buluş, kanserle mücadelede erken ve hızlı müdahale için yeni bir umut kapısı aralıyor.