15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Borsa İstanbul 2026'ya Hızlı Başladı: İlk Haftada Tarihi Zirve

Enflasyondaki düşüş eğilimi ve Türkiye'nin kredi risk primindeki (CDS) sert gerilemenin yarattığı iyimserlik, Borsa İstanbul'u yeni yılın ilk haftasında 12 bin puanın üzerine taşıdı. Yatırımcıların yüzünü güldüren rallide bankacılık hisseleri öncü rol oynadı.

Paylaş:
Borsa İstanbul 2026'ya Hızlı Başladı: İlk Haftada Tarihi Zirve

Enflasyondaki düşüş eğilimi ve Türkiye'nin kredi risk primindeki (CDS) sert gerilemenin yarattığı iyimserlik, Borsa İstanbul'u yeni yılın ilk haftasında 12 bin puanın üzerine taşıdı. Yatırımcıların yüzünü güldüren rallide bankacılık hisseleri öncü rol oynadı.

Borsa İstanbul'da (BIST 100) endeksi, 2026 yılına rekor seviyelerle "merhaba" dedi. Yıla 11.296,52 puandan başlayan endeks, makroekonomik göstergelerdeki iyileşme ve artan risk iştahıyla birlikte haftayı yüzde 6,11 oranında değer kazancıyla tamamladı. Cuma günü kapanışta 12.200,95 puana ulaşan endeks, tüm zamanların en yüksek haftalık kapanışını gerçekleştirmiş oldu.

Ralliyi Tetikleyen Ekonomik Gelişmeler

Piyasalardaki bu coşkulu başlangıcın temelinde, Türkiye ekonomisine dair açıklanan kritik verilerdeki olumlu tablo yatıyor. Özellikle enflasyonla mücadelede kaydedilen ilerleme, yerli ve yabancı yatırımcının algısını pozitif yönde etkiledi.

Aralık ayında aylık enflasyonun yüzde 0,89 seviyesinde gerçekleşmesi ve yıllık enflasyonun yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine gerilemesi, piyasaların en önemli motivasyon kaynağı oldu. Bu veri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirim döngüsüne başlayabileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi.

Eş zamanlı olarak Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Mayıs 2018'den bu yana görülen en düşük seviye olan 204,5 baz puana kadar geriledi. Risk primindeki bu düşüş, Türkiye'nin dış finansman maliyetlerinin azaldığına ve uluslararası piyasalarda Türk varlıklarına olan güvenin arttığına işaret ediyor.

Cari Dengede İstikrar Sürüyor

Makroekonomik istikrarın bir diğer göstergesi olan cari işlemler dengesi de pozitif seyrini koruyor. Ekim ayında 457 milyon dolar fazla veren cari denge, böylece üst üste dördüncü ayda da pozitif bölgede kalarak toplamda 8,6 milyar dolarlık bir 4 aylık fazla oluşturdu. Bu durum, döviz ihtiyacını azaltarak Türk Lirası varlıkları destekleyen bir diğer unsur olarak öne çıktı.

Sektörel Görünüm ve Uzman Beklentileri

Yılın ilk haftasındaki yükselişte sektörel bazda finansal kiralama ve faktoring hisseleri öne çıksa da, lokomotif görevi gören bankacılık endeksindeki TL bazlı rekorlar dikkat çekti. Tahvil faizlerindeki geri çekilme, bankacılık karlarını destekleyici bir unsur olarak fiyatlanmaya devam ediyor. Gösterge tahvil faizlerinin yüzde 36 seviyelerine, uzun vadeli tahvillerin ise yüzde 29'lara gerilemesi, piyasadaki rahatlamayı teyit ediyor.

Piyasa uzmanları, 2026 yılını borsa için bir "yaraları sarma ve normalleşme" dönemi olarak nitelendiriyor. Sıkı para politikasının bilançolar üzerindeki baskısının kademeli olarak azalması ve yapısal reform beklentileri, orta ve uzun vadeli iyimserliği besliyor.

Analistler, BIST 100 endeksi için teknik olarak 12.300 puanın üzerindeki kalıcılığın önemli olduğunu vurguluyor. Yükseliş trendinin devamı halinde yıl sonuna doğru 15.000 - 17.000 puan bandının hedeflenebileceği belirtiliyor. Dolar bazında ise 285 dolar seviyesinin kritik bir direnç olduğu, bu seviyenin aşılması durumunda yabancı girişinin ivme kazanabileceği ifade ediliyor.

Küresel piyasalarda ise ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi ve petrol fiyatlarındaki sakin seyir, gelişmekte olan piyasalar için destekleyici bir dış atmosfer sunmaya devam ediyor.