1 Mart 2026 Pazar
Haber

Bolu'da Türk Akademisyenlerden Çene Cerrahisinde Devrim Niteliğinde İmza

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyeleri, çene kemiği kayıplarının tedavisinde ikinci bir cerrahiye gerek bırakmayan, vücutla uyumlu ve antibakteriyel yeni bir polimer malzeme geliştirdi.

Paylaş:
Bolu'da Türk Akademisyenlerden Çene Cerrahisinde Devrim Niteliğinde İmza

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyeleri, çene kemiği kayıplarının tedavisinde ikinci bir cerrahiye gerek bırakmayan, vücutla uyumlu ve antibakteriyel yeni bir polimer malzeme geliştirdi.

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde yürütülen disiplinler arası bir çalışma, diş hekimliği ve çene cerrahisi alanında önemli bir yeniliğe kapı araladı. Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi ile Protetik Diş Tedavisi anabilim dallarında görevli akademisyenler, yaklaşık iki yıldır sürdürdükleri çalışmalar sonucunda, çene kemiği erimelerinde kullanılmak üzere hastaya özel üretilebilen yenilikçi bir tedavi yöntemi geliştirdi.

Kişiye Özel ve Biyobozunur Teknoloji

Geliştirilen yeni yöntemin merkezinde, üç boyutlu yazıcı teknolojisiyle hastaya özgü olarak tasarlanabilen özel bir malzeme yer alıyor. Akademisyenlerin ürettiği bu yapı, biyouyumlu (vücut dokularıyla tam uyum sağlayan) ve antibakteriyel özelliklere sahip polimer bir materyalden oluşuyor.

Mevcut tedavilerde sıklıkla kullanılan kemik tozları (greftler) veya titanyum plakaların aksine, geliştirilen bu yeni malzeme vücut içerisinde zamanla eriyerek kaybolma (biyobozunur) özelliğine sahip. Bu özellik sayesinde, iyileşme süreci tamamlandıktan sonra malzemenin vücuttan çıkarılması için hastaların ikinci bir cerrahi operasyon geçirmesine gerek kalmıyor.

"Titanyumun Yerini Alabilecek Konforda"

Projenin detaylarına ilişkin bilgi veren BAİBÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serkan Polat, çalışmanın çıkış noktasının uluslararası literatürdeki vaka örnekleri olduğunu belirtti. Kemik tozu kullanımının her vakada zorunlu olmadığını gözlemlediklerini ifade eden Polat, titanyum gibi erimeyen malzemelerin dezavantajlarını ortadan kaldırmayı hedeflediklerini vurguladı.

Prof. Dr. Polat, "Titanyum malzemelerin iyileşme sonrası ikinci bir işlemle çıkarılması gerekiyor. Biz ise çıkarmaya gerek olmayan, doku dostu ve enfeksiyon riskini düşüren antibakteriyel bir malzeme geliştirdik" ifadelerini kullandı.

İyileşmeyi Hızlandıran Hidrofilik Yüzey

Çalışmanın protetik tedavi ayağını yürüten Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Tülin Polat ise geliştirdikleri ürünün teknik üstünlüklerine dikkat çekti. Diş kayıpları, travmalar veya sistemik hastalıklar nedeniyle oluşan kemik erimelerinde protez yapmanın zorlaştığını belirten Polat, bu sorunu aşmak için kemik üretimini destekleyen bir yapı tasarladıklarını aktardı.

Prof. Dr. Nilüfer Tülin Polat, "Geliştirdiğimiz polimer yapının kemik oluşturulması hedeflenen yüzeyini hidrofilik (suyu seven/suda çözünebilen) bir polimerle kapladık. Bu sayede kan hücrelerinin kemik yüzeyine çok daha rahat ulaşmasını ve iyileşme sürecinin hızlanmasını sağladık" dedi.

Patent Süreci Tamamlandı, Sırada İnsan Uygulamaları Var

BAİBÜ laboratuvarlarında gerçekleştirilen hayvan deneylerinde, malzemenin kemik dokusu oluşumunu başarıyla desteklediği kanıtlandı. Yöntemin Türkiye'deki patent tescilini alan ekip, uluslararası patent başvurusunu da gerçekleştirdi. Akademisyenler, kemik kaybı yaşayan hastalarda implant uygulamasını kolaylaştıracak bu yöntemin insanlar üzerinde uygulanabilmesi için ileri safha çalışmalarını sürdürüyor.