Birleşmiş Milletler, 2025 yılında dünya genelindeki göç rotalarında en az 7 bin 667 kişinin hayatını kaybettiğini veya kaybolduğunu duyurdu. Akdeniz yine en ölümcül güzergah olarak kayıtlara geçti.
Bugünkü Haberler / Dünya
Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütü (IOM), küresel göç hareketliliğine dair 2025 yılı verilerini açıkladı. Yayımlanan son rapor, düzensiz göçün insani maliyetinin ne denli ağır olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric tarafından paylaşılan verilere göre, geride bıraktığımız yıl içerisinde dünya genelindeki göç yollarında en az 7 bin 667 kişi yaşamını yitirdi ya da kayboldu.
Deniz Geçişleri En Büyük Tehlike
Raporun en çarpıcı tespiti, deniz yoluyla yapılan göç girişimlerinin ölümcüllüğünü koruması oldu. Özellikle derme çatma tekneler ve yetersiz güvenlik önlemleriyle çıkılan umut yolculukları, binlerce insanın hayatına mal oldu.
BM verilerine göre, 2025 yılında sadece Akdeniz'de en az 2 bin 185 göçmen hayatını kaybetti veya kayboldu. Bir diğer kritik güzergah olan Batı Afrika'dan Kanarya Adaları'na uzanan Atlantik rotasında ise 1.214 kişinin yaşamını yitirdiği belgelendi.
Gerçek Rakamlar Çok Daha Yüksek Olabilir
BM yetkilileri, açıklanan 7 bin 667 sayısının yalnızca teyit edilebilen vakaları kapsadığını, gerçek kayıp sayısının ise muhtemelen çok daha yüksek olduğunu vurguluyor.
Dujarric, arama ve kurtarma çalışmalarındaki yetersizlikler nedeniyle geçen yıl denizlerde en az 1.500 kişinin daha "kayıp" olarak bildirildiğini, ancak bu ihbarların resmi istatistiklere dahil edilemediğini belirtti. Bu durum, açık denizlerde yaşanan trajedilerin boyutunun tam olarak bilinemediğini gösteriyor.
Amerika Kıtasında Düşüş Eğilimi
Raporda dikkat çeken bir diğer detay ise 2024 yılına kıyasla toplam ölümlerde görülen kısmi düşüş oldu. 2024 yılında göç yollarında yaklaşık 9 bin 200 can kaybı kaydedilmişti.
BM, 2025 verilerindeki bu düşüşün temel nedenini, Amerika kıtasındaki tehlikeli düzensiz göç rotalarını kullanan insan sayısındaki azalmaya bağladı. Ancak uzmanlar, bu düşüşe rağmen küresel tablonun hala endişe verici seviyelerde olduğu konusunda uyarıyor.