Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi, Amerika Birleşik Devletleri'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesinin, devletlerin toprak bütünlüğü ve siyasi bağımsızlığını koruyan temel uluslararası hukuk ilkeleriyle açıkça çeliştiğini vurguladı.
Bugünkü Haberler
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi, Washington ile Caracas hattında tırmanan gerilime dair kritik bir değerlendirmede bulundu. BM İnsan Hakları Ofisi Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri nitelikli müdahalelerinin, uluslararası sistemin dayandığı en temel kuralları sarstığına dikkat çekildi.
Cenevre'de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sözcü, devletler arası ilişkileri düzenleyen Birleşmiş Milletler Şartı'na atıfta bulunarak, bir devletin başka bir devletin egemenlik haklarına yönelik tehditlerinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
"Toprak Bütünlüğü İlkesi Zedeleniyor"
BM Sözcüsü, mevcut durumun vahametine işaret ederek, "ABD’nin Venezuela’ya müdahalesinin, uluslararası hukukun ilkelerinden biri olan 'devletlerin başka bir devletin toprak bütünlüğüne veya bağımsızlığına karşı tehditte bulunmaması' ilkesine zarar verdiği açıktır" ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, uluslararası toplumda egemenlik haklarının korunması ve dış müdahalelerin önlenmesi konusundaki hassasiyeti yeniden gündeme taşıdı. BM yetkilileri, uluslararası hukukun sadece bir temenni olmadığını, küresel barışın korunması için tüm üye devletlerin uyması gereken bağlayıcı bir çerçeve olduğunu hatırlatıyor.
Diplomatik Çözüm Vurgusu
Sözcü, açıklamasının devamında krizlerin askeri yöntemler veya zorlayıcı tedbirler yerine diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğinin altını çizdi. Venezuela'daki durumun, dışarıdan dayatmalarla değil, uluslararası normlara saygı çerçevesinde ele alınması gerektiği belirtildi.
Uluslararası gözlemciler, BM'den gelen bu net uyarının, bölgedeki askeri hareketliliğin ve siyasi baskıların hukuki meşruiyeti konusundaki tartışmaları derinleştireceğini öngörüyor. BM İnsan Hakları Ofisi, gelişmelerin yakından takip edildiğini ve uluslararası hukukun üstünlüğünün savunulmaya devam edileceğini bildirdi.