Yirmi yıl önce kardeşine karaciğerinden bir parça vererek onun hayata tutunmasını sağlayan Remezan Demiral, bu kez böbrek yetmezliği ile mücadele eden kızı Şeyma Demiral'a donör oldu. Organ bağışının hayati önemini bir kez daha gözler önüne seren bu olay, tıp dünyasında ender rastlanan bir aile dayanışması örneği olarak kayıtlara geçti.
Organ bağışının hayat kurtarıcı etkisi, Remezan Demiral'ın ailesinde iki farklı nesilde kendini gösterdi. Yirmi yıl önce sağlığı tehlikeye giren kardeşine karaciğerinin bir bölümünü bağışlayarak onun sağlığına kavuşmasına vesile olan Demiral, yıllar sonra bu kez kendi evladı için ameliyat masasına yattı. Böbrek yetmezliği teşhisi konulan ve nakil olması gereken kızı Şeyma Demiral'a böbreğini veren baba, kızına ikinci kez hayat sundu.
Yapılan tıbbi tetkiklerin ardından baba Demiral'ın doku ve kan grubunun kızıyla tam uyumlu olduğu tespit edildi. Uzman cerrahlar eşliğinde gerçekleştirilen başarılı nakil operasyonunun ardından hem babanın hem de kızının sağlık durumunun iyi olduğu ve iyileşme sürecinin planlandığı şekilde devam ettiği bildirildi. Bir kişinin hayatı boyunca önce karaciğerinin bir kısmını, ardından da bir böbreğini sevdiklerine bağışlaması, canlı donörlerin uygun şartlar altında sağlıklı yaşamlarına devam edebildiğini gösteren önemli bir tıbbi örnek teşkil ediyor.
Bu dikkat çekici fedakarlık hikayesi, Türkiye'de organ bağışının önemine dair toplumsal farkındalığı bir kez daha gündeme taşıdı. Ülke genelinde binlerce hasta uygun organ beklerken, canlı donörlerden yapılan bu tür nakiller hastaların yaşam kalitesini artırmada ve hayata tutunmalarında kritik bir rol oynuyor. Şeyma Demiral'ın başarılı geçen böbrek naklinin ardından hızla toparlanmaya başlaması, organ bekleyen pek çok hasta ve aileleri için umut kaynağı oldu.