27 Şubat 2026 Cuma
Haber

"Bin Yıl Sürecek" Denilen Süreç Hukuka Çarptı: 28 Şubat Failleri Hesap Verdi

Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak kazınan ve mimarlarının "bin yıl sürecek" iddiasıyla savunduğu 28 Şubat süreci, bağımsız mahkemelerin kararıyla tarihin tozlu raflarında kalmadı. Dönemin kudretli generalleri, sivil iradeye yönelik müdahaleleri nedeniyle yargı önünde suçlu bulunarak cezalandırıldı.

Paylaş:
"Bin Yıl Sürecek" Denilen Süreç Hukuka Çarptı: 28 Şubat Failleri Hesap Verdi

Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak kazınan ve mimarlarının "bin yıl sürecek" iddiasıyla savunduğu 28 Şubat süreci, bağımsız mahkemelerin kararıyla tarihin tozlu raflarında kalmadı. Dönemin kudretli generalleri, sivil iradeye yönelik müdahaleleri nedeniyle yargı önünde suçlu bulunarak cezalandırıldı.

Türkiye'nin demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yer alan 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararları ve sonrasında yaşanan süreç, aradan geçen 29 yıla rağmen hafızalardaki yerini koruyor. Refah-Yol hükümetine karşı yürütülen ve silahsız kuvvetler tarafından gerçekleştirildiği için "postmodern darbe" olarak nitelendirilen bu müdahalenin failleri, hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde yargılanarak eylemlerinin bedelini ödedi.

Sincan'dan Mahkeme Salonlarına

Süreç, 1996 yılında Necmettin Erbakan başbakanlığında kurulan 54. Hükümet (Refah-Yol) döneminde başladı. Sincan'da tankların yürütülmesi ve dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Başbakan Erbakan'a gönderdiği uyarı mektuplarıyla tırmanan gerilim, 28 Şubat 1997'deki MGK toplantısında alınan kararlarla zirveye ulaştı. Ordu içindeki Batı Çalışma Grubu (BÇG) gibi yapılanmaların sivil siyaset üzerindeki baskısı, hükümetin istifasına giden yolu döşedi.

Ancak "bin yıl sürecek" denilen bu vesayet rejimi, yıllar sonra yargı duvarına çarptı. 2012 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma, dönemin en üst düzey komutanlarının sanık sandalyesine oturmasıyla sonuçlandı.

Generallere Ağırlaştırılmış Müebbet

Yargı süreci, dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, Genelkurmay Harekat Başkanı Çetin Doğan ve Hava Kuvvetleri Komutanı Ahmet Çörekçi'nin de aralarında bulunduğu 103 sanıklı dava ile başladı. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, sanıkların "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren düşürmeye ve devirmeye iştirak" suçunu işledikleri sabit görüldü.

2018 yılında açıklanan kararda mahkeme, aralarında dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı (daha sonra vefat etti), Çevik Bir ve Çetin Doğan'ın da bulunduğu 21 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme, sanıkların duruşmalardaki tutumlarını dikkate alarak cezayı müebbet hapse çevirdi.

Yargıtay Kararı ve Kesinleşen Hükümler

Hukuki süreç, yerel mahkemenin kararının ardından istinaf ve temyiz aşamalarıyla devam etti. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, yapılan incelemeler sonucunda darbenin kilit isimleri hakkındaki hükümleri onadı.

Bu kapsamda eski orgeneraller Çevik Bir, Çetin Doğan, Fevzi Türkeri, Ahmet Çörekçi, İlhan Kılıç ile eski korgeneraller Çetin Saner, Yıldırım Türker, Vural Avar ve Hakkı Kılınç'ın cezaları kesinleşti. Ayrıca emekli koramiral Aydan Erol, emekli tümgeneraller Erol Özkasnak, Cevat Temel Özkaynak, Kenan Deniz ve emekli tuğgeneral İdris Koralp hakkındaki müebbet hapis cezaları da yüksek mahkemece onandı.

"Yardım Edenler" de Cezasız Kalmadı

Yargıtay, bazı sanıklar hakkındaki kararları ise bozdu. Bozma kararının ardından yeniden yapılan yargılamada, dönemin YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz ve eski orgeneraller Orhan Yöney ile Şükrü Sarıışık'ın da aralarında bulunduğu isimler "darbe girişimine yardım" suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Böylece, Türk demokrasisine balans ayarı vermeye çalışan, seçilmiş hükümeti antidemokratik yöntemlerle işlevsiz hale getiren ve toplumun büyük bir kesimini "irtica" bahanesiyle fişleyen 28 Şubat zihniyeti, hukuk önünde mahkum edilerek tarihe gömüldü.