ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Beyaz Saray’daki görüşmesinde, Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı "maksimum seviyeye" çıkarma konusunda mutabakata vardığı bildirildi. Planın merkezinde, İran’ın can damarı olan petrol ihracatını, özellikle Çin pazarını hedef alarak kesmek bulunuyor.
BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında bu hafta Beyaz Saray'da gerçekleşen kritik görüşmenin detayları netleşmeye başladı. Amerikan ve İsrail basınında yer alan ve üst düzey yetkililere dayandırılan bilgilere göre, iki lider İran ekonomisini çökertmeyi hedefleyen yeni ve agresif bir strateji üzerinde anlaşmaya vardı.
Hedefteki Pazar: Çin
Görüşmeye dair sızan en çarpıcı detay, Washington ve Tel Aviv'in İran’ın petrol gelirlerini tamamen kurutma kararlılığı oldu. Edinilen bilgilere göre Trump ve Netanyahu, İran rejiminin ayakta kalmasını sağlayan en büyük finansal kaynağın petrol ihracatı olduğu, bu ihracatın büyük bir kısmının ise Çin’e yapıldığı konusunda görüş birliğine vardı.
Toplantıda, Çin'in İran'dan petrol alımını durdurması veya önemli ölçüde azaltması için Pekin yönetimine yönelik diplomatik ve ekonomik baskının artırılması kararlaştırıldı. İddialara göre Trump yönetimi, İran petrolünü taşıyan tankerlere, bu ticarete aracılık eden limanlara ve finans kuruluşlarına yönelik yaptırımları sertleştirmeye hazırlanıyor.
"Maksimum Baskı" Politikasına Dönüş
Bu hamle, Trump’ın önceki başkanlık döneminde uyguladığı "maksimum baskı" politikasının daha da şiddetlendirilmiş bir versiyonu olarak değerlendiriliyor. Görüşmede Netanyahu'nun, İran’ın nükleer programını finanse eden kaynakların kesilmesinin, bölgedeki vekil güçlere (proxy) aktarılan parayı da durduracağı tezini işlediği belirtiliyor.
Beyaz Saray kaynaklarından sızan bilgilere göre, varılan mutabakat şu üç ana başlığı içeriyor:
- İkincil Yaptırımların Genişletilmesi: İran petrolünü satın alan üçüncü taraf şirketlere ve ülkelere (özellikle Çin merkezli rafinerilere) yönelik yaptırımların sıkılaştırılması.
- Deniz Ticaretinin Takibi: İran'ın "hayalet filo" olarak adlandırılan ve yaptırımları delmek için kullandığı tanker ağının daha sıkı takip edilmesi ve engellenmesi.
- Diplomatik Ültimatom: Çin ile yapılacak ticari görüşmelerde, İran petrolü alımının durdurulmasının bir ön koşul veya pazarlık unsuru olarak masaya getirilmesi.
Zamanlama Dikkat Çekici
İsrail Başbakanı'nın Washington ziyareti, Orta Doğu'da tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşti. İki liderin bu stratejik hamlesi, sadece ekonomik bir yaptırım paketi olarak değil, aynı zamanda Tahran'ı nükleer müzakerelerde köşeye sıkıştırma ve bölgesel etkisini kırma girişimi olarak okunuyor.
Henüz Beyaz Saray veya İsrail Başbakanlığı'ndan konuya ilişkin resmi bir yalanlama veya teyit gelmezken, enerji piyasaları ve jeopolitik analistler, Washington'ın atacağı somut adımları ve Pekin'in bu baskıya vereceği olası yanıtı yakından takip ediyor.