Almanya’nın başkenti Berlin’de 50 bin haneyi günlerce elektriksiz bırakan kundaklama eylemini, radikal sol yapılanma "Volkan Grubu" (Vulkangruppe) üstlendi. İstihbarat raporlarına göre örgüt, 2011’den bu yana enerji ve ulaşım hatlarına yönelik sistematik bir "altyapı savaşı" yürütüyor.
Berlin’de geçtiğimiz hafta sonu on binlerce kişiyi mağdur eden ve ticari hayatı sekteye uğratan elektrik kesintisinin arkasındaki detaylar netleşti. Lichterfelde ilçesindeki bir enerji santraline ait kablo hatlarının ateşe verilmesiyle başlayan krizin sorumluluğunu, kendisini anti-kapitalist ve çevreci olarak tanımlayan "Volkan Grubu" (Vulkangruppe) üstlendi. Alman polisi, örgütten gelen itiraf mektubunun "özgün fail bilgileri" içerdiğini ve soruşturmanın bu yönde derinleştirildiğini doğruladı.
50 Bin Hane Karanlıkta Kaldı
3 Ocak’ta meydana gelen sabotaj, başkentin geniş bir kesimini etkiledi. Yer altındaki yüksek gerilim hatlarında başlatılan yangın, yaklaşık 50 bin hane ve 2 bin ticari işletmenin elektriğinin kesilmesine neden oldu. Berlinli yetkililer, hasarın boyutunun büyük olduğunu ve tam onarımın günler sürebileceğini açıklarken, kesintinin etkisiyle bölgedeki ısıtma sistemleri ve iletişim altyapısında da ciddi aksamalar yaşandı.
Eylemin ardından polise gönderilen mektupta örgüt, hedefin "fosil yakıt endüstrisi ve kapitalist sistemin enerji damarları" olduğunu savundu. Saldırının "kamu yararına" yapıldığını iddia eden grup, özellikle bölgedeki doğal gaz santralini hedef aldıklarını belirterek, eylemi uluslararası bir dayanışma mesajı olarak nitelendirdi. Mektupta, elektrik kesintisinden etkilenen düşük gelirli mahalle sakinlerinden "özür dilenmesi" ancak varlıklı kesimlere yönelik herhangi bir sempati duyulmadığının belirtilmesi dikkat çekti.
"Switch Off": Sistemin Şalterini İndirme Stratejisi
Alman iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) verilerine göre, Volkan Grubu yeni bir yapılanma değil. Örgüt, 2011 yılından bu yana Berlin ve Brandenburg eyaletlerinde faaliyet gösteriyor. Grubun temel stratejisi, "Switch off" (Şalteri İndir) adını verdikleri kampanya çerçevesinde, devletin ve büyük şirketlerin işleyişini sağlayan kritik altyapıları fiziksel olarak tahrip etmek üzerine kurulu.
Güvenlik birimlerinin analizlerine göre örgüt, demir yolu sinyalizasyon kabloları, radyo direkleri, veri hatları ve enerji nakil kablolarına yönelik kundaklama eylemleriyle biliniyor. Grup, enerji altyapısını "kapitalist sömürü düzeninin ve doğa tahribatının temel dayanağı" olarak görüyor ve bu akışı kesmeyi "meşru bir direniş yöntemi" olarak savunuyor.
İzlanda Yanardağlarından İlham Alıyorlar
Örgütün isimlendirme ve sembolizm tercihleri de dikkat çekici bir detayı barındırıyor. Alman basınında yer alan analizlere göre grup, eylemlerinde ve bildirilerinde sık sık İzlanda’daki yanardağ isimlerine atıf yapıyor.
Bu tercihin, 2010 yılında İzlanda’daki Eyjafjallajökull Yanardağı’nın patlaması ve yayılan kül bulutları nedeniyle Avrupa hava sahasının kapanmasına, dolayısıyla küresel ticaret ve ulaşımın felç olmasına bir gönderme olduğu belirtiliyor. Örgüt, modern hayatın akışını durdurma kapasitesine sahip bu doğa olayını, kendi sabotaj eylemleri için bir metafor olarak kullanıyor.
%%ENTITY:ce8c6311-86ea-4dff-8635-96ef4cd7361c:Tesla%% Fabrikası da Hedefteydi
Volkan Grubu, Berlin’deki son eyleminden önce de uluslararası kamuoyunun gündemine gelmişti. Örgüt, ABD’li elektrikli araç üreticisi Tesla’nın Berlin yakınlarındaki fabrikasına (Gigafactory) yönelik saldırılarla tanınıyor.
Grup, 2021 ve 2024 yıllarında Tesla tesisini besleyen enerji nakil hatlarını kundaklamış, bu eylemler sonucunda fabrikada üretim durmuş ve şirket yüz milyonlarca avroluk zarara uğradığını açıklamıştı. Örgüt, "yeşil kapitalizm" olarak tanımladıkları elektrikli araç endüstrisinin de doğayı sömürdüğünü ve sömürgeci pratikleri devam ettirdiğini iddia ediyor.
Alman güvenlik makamları, hücre tipi yapılanması ve hiyerarşik olmayan yapısı nedeniyle örgütün üye sayısını ve lider kadrosunu tespit etmekte zorlanıyor. Ancak son saldırının ardından soruşturmanın kapsamının genişletildiği ve kritik altyapı tesislerindeki güvenlik önlemlerinin artırıldığı bildirildi.