Brüksel Özgür Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Damien Scalia, Belçika mahkemesinin devletin uluslararası hukuktaki yükümlülüklerine dair verdiği son kararın ardından, hükümetten bu yönde acil ve somut adımlar beklendiğini vurguladı.
Belçika'da bir mahkemenin, devletin uluslararası hukuk kapsamındaki sorumluluklarına ilişkin verdiği emsal karar, gözleri hükümetin atacağı adımlara çevirdi. Brüksel Özgür Üniversitesi (ULB) hukuk profesörü ve Ceza Hukuku Araştırma Merkezi Direktörü Damien Scalia, kararın hukuki sonuçlarını değerlendirerek Belçika devletinin soykırımı önleme konusundaki uluslararası yükümlülüklerini hatırlattı.
Prof. Dr. Scalia, mahkemenin aldığı bu kararla birlikte Belçika'nın 1948 tarihli BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nden doğan sorumluluklarını tam olarak yerine getirmediğine dair güçlü bir hukuki işaret verildiğini belirtti. Scalia'ya göre, söz konusu karar sadece sembolik bir anlam taşımıyor; aynı zamanda yürütme organının proaktif bir şekilde harekete geçmesini zorunlu kılıyor.
Hukuk uzmanları, devletlerin sadece kendi sınırları içinde değil, aynı zamanda uluslararası arenada da soykırım riskini engellemek için ellerindeki tüm diplomatik ve hukuki araçları kullanmakla yükümlü olduğunun altını çiziyor. Scalia, kararın ardından hükümet politikasında değişikliğe gidilmesi gerektiğini ve devletin artık soykırım suçunun işlenmesini engellemeye yönelik daha somut tedbirler almasının hukuki bir mecburiyet haline geldiğini ifade etti.
Bu hukuki gelişme, insan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından da yakından takip ediliyor. Mahkemenin kararı, uluslararası insancıl hukukun iç hukuktaki yansımaları açısından Belçika'da yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki günlerde, Belçika makamlarının bu yargı kararı doğrultusunda hangi yasal ve diplomatik mekanizmaları devreye sokacağı merakla bekleniyor.