İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sadettin Acar, dini ve kültürel bayramların giderek birer tatil fırsatı olarak görülmesinin, akrabalık ilişkilerini zayıflattığını ve kuşaklar arası bağlara zarar verdiğini vurguladı.
Son yıllarda bayram tatillerinin geleneksel anlamından uzaklaşarak bireysel tatil planlarına dönüşmesi, sosyolojik ve kültürel bir değişimi de beraberinde getiriyor. İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sadettin Acar, bayramların tatil kültürü içinde erimesinin toplumsal yapı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, bu durumun özellikle akrabalık bağlarını ve aidiyet duygusunu derinden sarstığını belirtti.
Acar'ın değerlendirmelerine göre, geçmişte aile büyüklerinin ziyaret edildiği, geniş sofraların kurulduğu ve dayanışmanın ön planda tutulduğu bayramlar, modern kent yaşamının ve tüketim kültürünün etkisiyle kimlik değiştiriyor. "Sıla-i rahim" olarak adlandırılan ve akraba ziyaretlerini merkeze alan geleneklerin yerini sahil beldelerine veya yurt dışı turlarına yapılan seyahatler alıyor.
Bu değişimin yalnızca fiziksel bir uzaklaşma olmadığını ifade eden uzmanlar, aynı zamanda duygusal bir kopuşun da yaşandığını belirtiyor. Acar, bayramların asıl işlevinin insanları bir araya getirmek, küslükleri bitirmek ve özellikle genç kuşaklara aile olmanın önemini aktarmak olduğunun altını çiziyor. Geleneksel ritüellerden kopuk büyüyen yeni nesillerin, geniş aile kavramına yabancılaştığı ve bunun da bireylerde yalnızlaşma ile aidiyet krizlerine yol açabildiği vurgulanıyor.
Uzmanlar, bayram günlerinde dinlenmek ve yenilenmek amacıyla yapılan tatil planlarının anlaşılabilir olduğunu ancak bu durumun aile büyüklerini ihmal etme noktasına gelmemesi gerektiğini belirtiyor. Toplumsal dayanışmanın ve kültürel sürekliliğin sağlanabilmesi için, bayramların birleştirici ruhunun yeniden canlandırılması ve akraba ziyaretlerine hak ettiği değerin verilmesi gerektiği ifade ediliyor.